2008-04-29 19:31:33 - İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, küresel kriz koşullarının egemen olduğu 2008'in ilk çeyreğinde bankacılık sektörünün gaz kesmeden büyümeye devam ettiğini ancak zarar açıklama lükslerinin de olmadığını söyledi.
İş Bankası olarak bu yıl ilk çeyrekte yavaşlama politikası içinde olduklarını belirten Özince, "Türk bankalarının zarar açıklama lüksleri yok, buna gerek de yok. Onun için biz biraz dikkatli gitmek durumundayız" dedi. 2007 ve bu yıl ilk çeyrekte ekonominin uygun hamleleri yapamadığını kaydeden Özince, "Dikkatli olmakta ve ayağımızı yorganımıza göre uzatmakta fayda var. Kendi imkanlarımızı çok iyi hesaplayarak iş yapmalıyız. İlla felaket senaryosu çizmeye gerek yok. Hiçbir şey kaybetmeyelim. Mümkünse bizde enflasyon da faiz de 2 puan artmasın" diye konuştu.
Fiyatlarımızı artırdık
Küresel kriz koşullarının egemen olduğu yılın ilk çeyreğiyle ilgili olarak bir felaket ortamı olasılığı gözlemlemediğini ifade eden Özince, bu süreçte özellikle bankacılık sektöründe büyümenin devam ettiğini, bankaların gaz kesmediklerini hatırlattı. Bu süreçte kamu bankaları da dahil belli başlı bankaların tavırlarının etkili olduğunu vurgulayan Özince, "İş Bankası'nın büyümesinde biraz yavaşlama gözleyebilirsiniz çünkü tedbirli olmakta yarar var. Bu nedenle biraz fiyatlarımız artırdık. Özellikle tüketime yönelik işlerde de aşırı promosyona gitmiyoruz. Likidite açısından çok sağlam olmak ve kredi riskini de faiz riskini de tatmak istemiyoruz" dedi. Buna rağmeh hedeflerde revizyona gitmediklerini de bildiren Özince, "Öngörümüz her iş alanında en az 20 büyümek" diye konuştu.
Sektörde kârsız rekabet var
2008'de pazar payını korumayı öngördüklerini belirten Özince, "Çünkü sektörde halen çok randımansız, kârsız bir rekabet var. Bugün bankacılığı, bir zahmet devlet tahvili getirisi kadar kârlı idare edemezsek önce sermayedarların sonra da vergi mükelleflerinin başına dert oluruz" dedi.
Bankacılık kesimin de reel sektörün de önemli yurtdışı borçları olduğuna değinen Özince, "İşlerimizi daha dikkatlice yaparak bu borçları ödeyebilmeyi ve azaltabilmeyi mümkün kılacak bir ihtiyat içinde olmak lazım" dedi. Özince, "Bugün ülkemizde sermaye birikimi açısından yapılması gereken çok fazla şeyler vardır. Yağmur duasına çıkmış gibi yabancı sermaye beklemekle hiçbir yere varılamayacağını düşünmemiz lazım. Sermaye konusunda da kendi içimizde geliştirecek bir ulusal politikanın somutlaştırılması gerekir" dedi.
Bankacılıkta son dönemde yaşanan sermaye politikaları ve sermayedar değişiminin yararlı olduğunu, Türkiye'ye sürekli sağlıklı bir kaynak aktaracak bir mali sektör gerektiğini söyleyen Özince, "Yabancı sermayedarların başımızın üstünde de yerleri var ama onlardan böylesine kamusal bir lisansla yapılan iş için de yerli sermaye bankalardan beklediğimiz her türlü hususu bekleyeceğiz" diye konuştu.