| Bankalar artık organik büyümeye ağırlık verecek |
|
2006-03-06 10:18:26 - "Bankacılık sektöründe organik büyüme, yani bankaların kendi içinde büyümesi önem kazanacak." Türkiye gibi satın almaların ve yabancı ilgisinin yoğun olduğu bir ülkede bu düşüncenin biraz da geri planda kaldığını söylersek yanılmış olmayız. Ancak, IBM'in yaptığı bir araştırmaya göre, geçtiğimiz 10 yıldaki banka birleşmelerinin çoğunluğu, istenilen hedeflere ulaşma anlamında başarısızlıkla sonuçlanmış. Özellikle farklı kurum kültürlerinin birbirleriyle uyuşmamasının getirdiği "verimsizlik" bu sonuçta da oldukça belirleyici olmuş.
"IBM Bankacılık 2015: Bankacılığın Geleceğini Belirlemek" başlığını taşıyan araştırma, IBM'in stratejik araştırma birimi İş Değerleri Enstitüsü (The Institute for Business Value) tarafından gerçekleştirilmiş.
Araştırmanın bulguları hakkında bilgiler veren IBM Türk Bankacılık Sektör Müdürü Gülseli Zeren Karadere, bankacılık sektöründe büyümenin süreceği ancak, banka birleşmeleri ve bütünleşmeleri şeklinde değil de bankaların kendi bünyesi içinde büyümelerinin tekrar gündeme geleceğine dikkat çekiyor.
Eleman kalitelerinde farklılık sıkıntısı
Banka birleşmeleri sonucu eleman kalitesi, teknik sistemler, şube ağları gibi birçok konuda sıkıntıların oluştuğunu ifade eden Karadere, "Tamamen farklı iki karakterdeki birimi, tek çatı altında yaşatmaya çalışıyorsunuz. Doku uyuşmazlığı yaşanıyor. Bununla ilgili sıkıntıların hem sosyal hem de teknolojik nitelikte boyutları var" yorumunu yapıyor.
Araştırmanın bulgularına göre, ürün çeşitliliğinden daha çok, bankaların hedefledikleri müşterilerin ihtiyaçlarına göre hareket esnekliğinin olması şart. Karadere, bankalarda eleman kalitesi, teknolojik altyapı, iş organizasyonuyla, değişen müşteri ihtiyaçlarına adapte olacak hızlı bir yapılanmanın olmasının gerekli olduğunu vurguluyor.
Türkiye'de banka birleşmeleri sürecek
Türk bankacılık sektörü ile ilgili görüşlerini de açıklayan Karadere, Türkiye'de de bazı bankaların organik büyümelere odaklanacaklarını, bir kısmının da birleşmelerle büyüyeceğine burada da bankaların stratejilerinin belirleyici olacağına dikkat çekiyor. Karadere, sözgelimi Koç-Uni Credito ortaklığının, Yapı Kredi Bankası'yla birleşmesi gibi gelişmelerin sektörde önümüzdeki süreçte devam edeceği düşüncesinde.
Yabancı bankaların, Türk bankalarına ilgisinin de süreceğini ifade eden Karadere, yabancı bankaların yurtdışında deneyimli oldukları başta mortgage gibi ürün gamlarını Türkiye'ye getirmeleri durumunda rekabette de farklılaşma yaratacaklarını dile getiriyor.
Türkiye'de bankacılık sektörünün büyük potansiyel taşıdığını kaydeden Karadere, bu potansiyelin büyüklüğü ile ilgili şu örneği veriyor: "Türkiye'deki bankalardaki toplam hesap sayısı 36 milyon. Nüfusa oranladığınızda yüzde 50. Ancak, hesap sayısı ile müşteri sayısı farklı. Müşteri adedi olarak bakıldığında toplam nüfusun yüzde 25'i bankacılık müşterisi. Yani, nüfusun yüzde 75'i bankacılıkla tanışmadı." Karadere, sektörün 2007'de dikkati çeken bir büyüme içine gireceğini düşünüyor.
10 yıllık süreçte neler olacak?
* Oyunun kurallarını müşteriler belirleyecek.
* Bankacılıkta, büyük "mega" bankalar yanında belli alanlarda hizmet veren "niş" bankalar oluşacak. Her kurum kendi özel stratejisini belirleyecek.
* Rekabetin şekli değişecek. Banka harici farklı kurumlar da finansal sektöre girerek, ciddi bir rekabet oluşturacak.
* Yasal zorunluluklar şiddetini artırarak, sektörün bundan sonraki 10 yılını belirleyecek.
* Teknolojik buluşların, müşteri ihtiyaçlarına göre yaratıcılığa nasıl dönüştürülebileceğinin arayışı sürecek.
Alp Süer/Referans
|
|
Tarih: 6.03.2006 Saat: 10:18 Gönderen: webmaster |
|
|
|
|
Bu haber 9987 defa okundu. |
|
|
|
| | LES-YÖS-Bankacılık Şekil Yeteneği Sayısal İlişki Tacettin Kandemir |
| | | Kan Uykusu 2/ Dvd'li Serdar Akinan |
| |
|
|
|
|
| |
|
|
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
|
|
|