2008-04-24 23:11:31 - İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, insanların büyük yoksulluk ve açlık çektiği bir dünyada finansal piyasalarda yaşananların skandal olduğunu belirterek, 'Kendi adıma utanıyorum biraz' dedi.
Türkiye'nin en kıdemli bankacılarından biri olan ve bugüne kadar hiç ne sosyal demokrat kimliğini ne de liberalizme inancını saklama gereği duymayan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, dünya finans piyasalarında yaşananlara sonunda isyan etti. Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri "skandal" olarak niteleyen Ersin Özince, globalizasyonun lidersiz ve yönsüz, prensipsiz kaldığını görmenin üzüntü verici olduğunu belirtti. Özince'ye göre, insanların bir yandan büyük yoksulluk, açlık, sıkıntı çektiği bir dünyada birçok ülkede yüksek kâr iştahının neden olduğu denetimsizlikler dolayısıyla insanlığın refahına harcanabilecek paraların kaybedilmesi büyük bir skandal.
Bilanço ya doğrudur ya yanlış
"Bir Kumbara Öyküsü" başlıklı serginin açılışında soruları yanıtlayan Ersin Özince, son olarak İngiltere Merkez Bankası'nın aldığı çok ciddi önlemlere değinerek, Türkiye'de de 2001 yılında benzer uygulamalar olduğunu söyledi. "Üçlü denetimi boşu boşuna yapmadık. Türkiye gibi imkanları kısıtlı, fakir bir ülkede vergi mükellefinin sırtına 50 milyar dolarlık borcu boşuna çıkartmadık" diyen Özince, bu nedenle dünyanın çok gelişmiş piyasalarında bankaların aktif değerlemelerini zaman içinde yapılacağı açıklamalarına da tepki gösterdi.
Özince, "Böyle şey olmaz. Bir bilanço ya doğrudur ya yanlıştır. Dünyada bu tür kuralların süratle standardize edilmesi lazım. Çünkü finansal piyasalar, para piyasaları dünya insanının tasarruflarıyla, onun ekonomisine katkıda bulunmak için kullanılmalı. Bunun için de bu işlerin standardı eş güdüm içinde oluşturulmalı. Yani söylediğiniz gibi bir ülkenin merkez bankası bununla ilgili daha ciddi bir çözüm getirirken, diğeri daha az ciddi bulunan bir yaklaşım getiriyorsa, bu da bir başka skandaldır" sözleriyle dile getirdi tepkisini. Özinceye göre, Birleşmiş Milletler, IMF, Dünya Bankası gibi kurumların ön ayak olup dünyayı bu yönde yönlendirmesi gerekiyor. Özince, aksi taktirde çok ciddi kaynaklar heba olacağı ve bunun faturasının da en çok gelişme ihtiyacında olan ülkelere ve onların fertlerine çıkacağı uyarısında bulundu.
S&P önce denetim önersin
Ersin Özince, Standard & Poor's'un (S&P) Türkiye'yi cari açık nedeniyle gelişmekte olan ülkeler arasında en kırılgan ilk 5 ülke arasında gösteren raporundaki değerlendirmelere katılmadığını söyledi. En kırılgan ülkelerin, bankacılık sektörü batmış ülkeler olduğunu belirten Özince, "İyi analiz ederlerse bir daha dünyaya mahcup olmazlar. Bu gibi konularda biraz tutarlı olmak lazım" dedi. Cari açığı bir tarafa bırakılırsa Basel II prensiplerine uymaya kalkışan sayılı ülkelerden bir tanesi olan Türkiye'yi "eften püften" konularla değerlendirmemek gerektiğini ifade eden Özince, "Cari açık elbette yüksek ve bu hafife alınacak bir konu değil, ama rating şirketleri ülkelere üçlü denetim tavsiye etsin önce" diye konuştu.
Faizde yön yukarı
Bu siyasi ortamda IMF'yle ilişkilerin yürütülmesi taraftarı olduğunu da kaydeden Özince, "En azından böyle bir ilişkinin sürdürülmesinin fevkalade bir sakıncası olmaz. Şu andaki durumumuz, tamamen böyle bir şeye gerek duymayacak kadar güçlü olsaydı, memnun olurdum. Ama sürdürülmesinde bugün için yarar var" değerlendirmesinde bulundu.
Merkez Bankası'nın faiz politikası ile ilgili bir değerlendirmede bulunmaktan kaçınan Özince, bankaların şu anda özellikle vadeli hesap faizlerinde bir artırma eğiliminde olduklarını söyledi. Vadeli hesap faizlerinde yavaş yavaş yukarı doğru kımıldanmalar başladığını dile getiren Özince, "Biliyorsunuz, tüketici kredisi faizleri başta olmak üzere Türk Lirası kredi faizlerinde de biraz yükselme var. Yani bir yerde piyasa faizde küçük ama yukarı doğru sinyaller vermekte" diye konuştu.
Bankaların henüz Türk lirası kaynaklarına orantılı olarak kredi veremediğini de kaydeden Özince, "Daha biz topladığımız tasarrufu krediye dönüştürmüş değiliz tamamen. Ama maalesef Türk lirasındaki reel faizin yüksekliği, yatırımı pek mümkün kılan maliyetleri getirmiyor" dedi.
İlk kumbara parası Sucu Saka'ya
İş Bankası'nın "Bir kumbara öyküsü" başlıklı sergisinin açılışında kumbaranın kendisi için ne ifade ettiğini de açıksözlülükle dile getirdi. ilk kumbarasının kendisine 5 yaşındayken babası tarafından verildiğini belirten Özince, "Ziraat Bankası'nın tarihi şube binası olduğu için güzel bir maketti ilk kumbaram. Kumbarayla çok oynardım ve Ruslar'ın uzaya füze gönderdiği bir dönemdi. Ben de uzaya gitmeyi hayal ediyordum. Bir yandan para toplardım, bir yandan da topladığım parayla kitap, hayvan alırdım. Kuş beslerdim ama bu konudaki en büyük vukuatım sucularla olurdu. Sucu Saka'nın eşeklerinden birini alıp evin bahçesine getirmiştim, ilk biriktirdiğim paralarla" diye konuştu.
Bu arada serginin açılışının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na denk gelmesinin tesadüf olmadığını söyleyen Özince, sergiye gelecek çocuklara sergide yer alan dev kumbaraya atmaları için temsili para verileceğini, burada biriken paraları daha sonra LÖSEV'e bağışlayacaklarını kaydetti.