2008-04-05 11:47:31 - Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Türk ekonomisinin uluslararası rekabete karşı kendisini en iyi şekilde hazırlaması gerektiğini belirterek, "Aksi takdirde dünyadaki rekabet sonucunda, topla tüfekle değil, ticaretle yeniliriz. Bunun için tüccar devlet olmayı başarmamız lazım" şeklinde konuştu.
Özince, Palandöken Dağı'ndaki Palan Otel'de düzenlenen, İş Bankası bölge toplantısında yaptığı konuşmada, bölgedeki girişimcilerin ihtiyaçlarının belirlenmesi, sorunların çözümlerinin ortaya konulması, bölgedeki ticaret ve sanayinin uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla toplantılar düzenlediklerini söyledi.
Dünyada ekonomideki rekabet ortamının çok hızlı bir şekilde değiştiğini ifade eden Özince, "Rekabetin değişen dinamik yapısı iş dünyasını her geçen gün zorlamaktadır. Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle küreselleşme eğilimi de her geçen gün güçlenmektedir. Küreselleşme ile birlikte müşterilere ulaşmak kolaylaşsa da kaliteli bir hizmet sunmak, verimliliği, sürekliliği ve karı artırmak her geçen gün zorlaşmaktadır. Bu da tüm sektörleri değişime zorlamaktadır" diye konuştu. Türk ekonomisinin de kendi öz kaynaklarını kullanarak uluslararası ekonomideki rekabette başarılı olacağını kaydeden Özince, şöyle konuştu:
"Türk ekonomisinin mutlaka güçlü yönlerini geliştirerek, her yönde güçlü değil, en güçlü olan adalelerini daha da güçlendirerek uluslararası rekabette başarılı olabileceğine inanıyorum. Özellikle teşvik gibi uygulamalar seçilerek yapılmalı. Türkiye'ye dünya çapında üstünlük kazandıracak alanlara yatırım yapılması yararlı olacaktır. Tarım ve hayvancılık başta olmak üzere bazı lokomotif sektörlerin; istihdam, üretim ve sosyal politikalar konusunda sorunlara çözüm üreteceğini ve Türk ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum."
"Her alanda özenle itibarımızı korumalıyız"
Cumhuriyetin ilk yıllarında ulusal ekonomi konusunda çok ciddi işler yapıldığını anlatan Özince, "Unutmamalıyız ki, hepimiz onun ürünüyüz. Kurtuluş Savaşı'nın ardından iktisadi bir ulusal politika ortaya konulmuş olmasaydı bugün gençlik için endişe ettiğimiz konular varya, onların hepsini sorun olarak cumhuriyetin ilk dönemlerinde karşımızda görürdük" dedi.
Cumhuriyet döneminde olduğu gibi çok daha hedefli ve odaklı hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Özince, "Uluslararası rekabete kendimizi en iyi şekilde hazırlamamız lazım. Aksi takdirde dünyadaki rekabet sonucunda, topla tüfekle değil, ticaretle yeniliriz. Bunun için de tüccar devlet olmayı başarmamız lazım. Tüccar itibarı zedelensin ister mi? Biz de devlet olarak her alanda özenle itibarımızı korumalıyız" şeklinde konuştu.
"400 bin firmaya ulaştık"
Özince, İş Bankasının, firmaların günümüz rekabet koşullarına ayak uydurabilmesi için kaynak sağladığını, özellikle Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere (KOBİ) ilk krediyi 2001 krizinde İş Bankası'nın verdiğini söyledi.
Kriz sonrası da diğer bankaların KOBİ'lere yönelik kredi vermeye başladığını hatırlatan Özince, "Türk ticaretinin ve sanayisinin gelişmesinde öncülük eden firmaların uygun koşullarda rekabet edebilmeleri, kendilerini her alanda geliştirebilmelerinde bankamızın büyük bir payı var. 2002 yılında bu yana 400 bin firmaya ulaştık. 10 milyar YTL kredi kullandırdık. Bu bölgede ise tarım ve hayvancılıkla ilgili krediler verdik" dedi.