2008-04-03 19:56:58 - 2008'de yurtdışına sağladığı kredi miktarını 1.5 milyar dolara yükseltecek olan Akbank, içeride ise 30 milyar doları bulması beklenen özelleştirme ve satın almalara 5 milyar dolarlık finansmanla katılacak.
ABD kaynaklı likidite kriziyle birlikte dev uluslararası bankalarda ard arda yaşanan büyük zararlar, Türk bankalarını dünyanın gözdesi haline getirdi. Türk bankacılık sektörünün lider oyuncularından olan Akbank da 2008'de, başta Avrupa ve Rusya olmak üzere yurtdışına sağladığı finansman miktarını 1.5 milyar dolara yükseltecek. Bu yıl içeride ise 30 milyar dolarlık bir özelleştirme ve satın alma yaşanmasını öngeren Akbank, bu kapsamda da 5 milyar dolarlık kredi kullandırmayı ve kurumsal bankacılıkta dolar bazında yüzde 40 büyümeyi planlıyor.
Özkaynakları eriyor
Akbank Kurumsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ziya Akkurt'un Ak Yatırım Genel Müdürlüğü'ne, Bölüm Başkanı Cem Mengi'nin ise Akkurt'un yerine atanması nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, Goldman Sachs ve Merrill Liynch gibi dünyanın önde gelen bankalarına göre aktif/özkaynak oranlarının çok daha iyi, borçluluk oranlarının çok daha düşük olduğunu söyledi. Kredi kriziyle birlikte uluslararası bankaların aktif kalitesinde yaşanan bozulmalara dikkat çeken Kurtul, Akbank'ta toplam aktiflerin öz kaynakların 7 misli olduğunu, dünyanın önemli ticari bankalarında ise bu oranın 20 misli olduğunu belirtti. Kurtul, işlerin iyi gitmediği dönemlerde aktiflerdeki değer düşüşünün öz kaynakları erittiğini ifade etti. Hedeflerinin yüzde 20 pazar payına ulaşmak olduğunu kaydeden Kurtul, kredilerde sektör ortalaması olan yüzde 20'nin üzerinde bir büyüme oranı hedeflediklerini bildirdi.
Göğsümüz kabarıyor
Akbank Kurumsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cem Mengi, bu yıl yurtdışında 800 milyon dolar kredi kullandırmayı planladıklarını belirterek, "Yurtdışına sağlanan finansman tutarı 2007 ile birleşince 1.5 milyar dolara yükselecek" dedi. Uluslararası bankacıların zaman zaman kendilerine, "Biz küçülüyoruz. Türk bankaları ise müthiş görüntü arzediyorlar" dediklerini belirten Mengi, "Onlar adına üzülüyoruz ama bizim de göğsümüz kabarıyor. Bir kere de Türk bankaları önde olsun" değerlendirmesinde bulundu. Geçen yıl yurtdışına kullandırılar krediler arasında 20 milyon euro ile Pirelli ve Rusya'da enerji alanında verilen 400 milyon doları sayan Mengi, "Biz Doğu Avrupa, Batı Avrupa ve Rusya olmak üzere 2007'de 700 milyon dolar kredi kullandırdık. Bu yıl yine aynı bölgeye 800 milyon dolar kullandıracağız. böylece hem mevcudiyetimizi daha geniş bir coğrafyaya yayıyoruz, hem de riski dağıtıyoruz" açıklamasında bulundu.
ATV Sabah finansmanı gündemde
Bu yıl kurumsal bankacılıkta yurtiçinde öngörülen iş hacminin 30 milyar dolar olduğunu belirten Mengi, bunlar arasında atv-Sabah'ın satın alınması, Petkim özelleştirmesi, otoyol, Milli Piyango ve elektrik dağıtım ve doğalgaz ihalelerini saydı. Mengi bu alanda bankanın 2008'de 5 milyar dolarlık yatırım finansmanını kanalize etmeyi planladığını bildirdi.
Ak Yatırım Genel Müdürü Ziya Akkurt ise Türk sermaye piyasalarının gelişim potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, değişen yatırım ve yatırımcı ihtiyaçlarına en akılcı çözümleri sunmanın yolunun yatırım bankacılığından geçtiğini ve önümüzdeki dönemde bu alana yoğunlaşacaklarını söyledi.
Ekonomi için politik istikrar şart
AK Parti hakkındaki kapatma davası ile ilgili olarak "Ülkemizde ekonomik istikrarın sağlanması için politik istikrar, reformların devam etmesi son derece önemli" diyen Zafer Kurtul, bugüne kadar yapılan reformlara rağmen cari açık, içborcun milli gelire oranı ve reel faizlerin yüksek olması gibi kırılgan sayılabilecek noktalar olduğunu söyledi. Kurtul, "Politik istikrarsızlık yaşamamayı ümit ediyoruz" diye konuştu. 2008 yılında politik istikrarın devam edeceği varsayımıyla faizlerin yılsonunda yüzde 14,25'e düşebileceğini belirten Kurtul, son günlerde dolarda yaşanan yükselişi ise "düzeltme" olarak niteledi. Kurtul, bu düzeltmenin hracatın desteklenmesi açısından olumlu katkı yapacağını ifade ederek, "Dalgalanmada hem yurt dışı, hem yurt içinin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak yüzde 60-70'i yurt dışı kaynaklı diyebiliriz" diye konuştu.
Fiyata müdahale olumlu sonuç vermez
Kredi kartından kullanım ücreti alınmamasını öngören Tüketici Koruma Yasası ile ilgili Türkiye Bankalar Birliği'nin girişimleri olduğunu belirten Zafer Kurtul, "Fiyat kontrolü yapmak, serbest piyasa ekonomisiyle kesinlikle bağdaşmıyor. Kredi kartında ciddi operasyonel giderlerimiz var, önemli yatırımlar yapıyoruz. Bundan komisyon almamak, bu ürünü bedava müşterilerimize kullandırmak, bankanın faaliyetleri, giderleri karşılaması ve işlerin rasyonel olması açısından son derece önemli. Ümit ediyorum ki, Tüketici Koruma Yasasında bu konu düzeltilir. Kredi kartı piyasası bankaların rekabet ettiği piyasa. Rekabetin olduğu serbest piyasada fiyatı arz ve talebin belirlemesi lazım. Fiyata müdahale, hiçbir olumlu sonuç vermeyecektir" açıklamasında bulundu.