2008-01-11 08:40:09 - Bankacılık sektöründe kredi hacminin 2007'de yüzde 27 civarında büyüdüğünü belirten Akbank Genel Müdür Yardımcısı Hayri Çulhacı, '2008'de sektörde krediler yüzde 25 büyürse iyi. Ama Akbank'ın hedefi sektörün üzerinde büyümek' dedi.
Akbank Genel Müdür Yardımcısı Hayri Çulhacı, bankaların 2007 yılında yüzde 27 oranında büyümüş olacağını tahmin ettiği kredi hacminin 2008'de de yüzde 25 düzeyinde artmasını beklediğini, ancak Akbank'ın 2008'de sektörün üzerinde bir kredi büyümesi hedeflediğini söyledi.
"Bankacılık sektörünün kredi hacmi 2007'de yüzde 27 civarında büyüdü. 2008 için daha önce yüzde 35-40 tahmin ediyorduk ama yüzde 25 gerçekleşirse iyi" diyen Çulhacı, Akbank'ın bu rakamların üzerinde büyüme hedefinde olduğunu ve pazar paylarını artırmaya çalıştıklarını belirtti.
Çulhacı, Merkez Bankası'nın halen yüzde 15,75 olan gecelik borçlanma faiz oranını 2008 sonunda kademeli olarak yüzde 14'e kadar düşürmesini beklediklerini ve yıl sonu enflasyon oranını da yüzde 5,5-6,0 olarak tahmin ettiklerini belirtti. Çulhacı, bu yıl bankacılık sistemindeki baskının yeterince büyüyememekten kaynaklanabileceğini söyledi.
Maliyetler çok az arttı
"Merkez Bankası faizleri düşüyor ancak bu düşüş piyasadaki mevduat ve kredi faizlerine aynı ölçüde yansımıyor" diyen Çulhacı, "Bu da faiz marjları üzerinde baskı yaratıyor, çünkü enflasyonun düşmesi konusunda bir güvensizlik var ve risk primleri düşmüyor. Ancak 2008'de faiz marjı 2007'den daha iyi olacak, çünkü faizler düşmeye devam ediyor. Faizler stabil hale gelince faiz marjı baskısı artar" dedi. Global likiditenin daralmasının Türk bankalarının borçlanma maliyetlerine "çok fazla yansımadığını", ancak 0.6 puan kadar bir olumsuz etkisi olduğunu söyleyen Çulhacı, "Mortgage krizinin etkisi daha büyük olabilirdi ancak Uzakdoğu ve Körfez'deki serbest likidite bunu dengeledi" dedi. Bankalar için TL cinsinden fonlamanın zorlaştığına dikkat çeken Çulhacı, bankaların fon için mevduata yüklenmelerinin etkisiyle 2007'nin son çeyreğinde mevduat faizlerinin yükseldiğini hatırlattı ve "Bu durum 2008'de de kendini gösterebilir" diye konuştu.
Sektörde konsolidasyon sürer
Çulhacı, yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında halka açık şirketlerin kendi hisselerini alabilmelerine (share buy-back) olanak sağlanmasının şirketlerin özkaynaklarının optimizasyonu için "çok olumlu" bir adım olduğunu belirterek, "Bu, özsermaye kârlılığını artıran ve şirketin hisse değerini dalgalanmalara karşı koruyan bir uygulama olacak" dedi. Çulhacı, Akbank'ın da bu yolla hisse alıp almayacağı konusundaki bir soruya "Buna hem o zamanın şartları hem de bankanın ilgili karar organları karar verir" dedi. Çulhacı, şirketlere ve özellikle de KOBİ'lere daha sıkı denetlenen mali yapılar öngören yeni TTK ile Basel II standartlarının 2009'da başlamasının Türkiye'deki kredi pazarında bir daralma yaratmasını beklemediğini belirtti.
Çulhacı, son yıllarda önemli birleşme ve satın almalara sahne olan Türk bankacılık sektöründe birkaç yılda yeniden konsolidasyon görülebileceğini söyledi. Çulhacı, bunun da mevcut bankaların yurtdışındaki ana hissedarlarında olabilecek birleşme ve satın almalar yoluyla olabileceği gibi, ana hissedarların Türkiye'den çıkmaya karar vermeleriyle de görülebileceğini söyledi ve "Bazı bankalar Türkiye pazarından beklediklerini bulamayıp çıkmak isteyebilirler. Rekabet nedeniyle genel giderler artıyor. Bu da maliyet/gelir oranlarında baskı yaratıyor. Bu nedenle ölçeğini kuramayan ve özkaynak verimliliğini sağlayamayan bankalar çıkar" dedi.