2008-01-07 10:11:21 - İSTANBUL - Anadolubank Genel Müdürü Gökhan Günay, Anadolubank'ın bu yıl büyüme hedefini yüzde 45 olarak belirlediğini söyledi. Geçen yılın dokuz aylık döneminde 3 milyar YTL olan bankanın aktif büyüklüğünün 2008'de 4,6 milyar YTL'ye ulaşması bekleniyor. Toplam aktifler içinde kredilerin payını ise yüzde 60'a çıkartacak olan bankada bu rakamın yüzde 45'i ise ticari, işletme ve tarım kredilerinden oluşacak.
Türk bankacılık sisteminin 19'uncu büyük bankası olan Anadolubank'ın dokuz aylık verilere göre yaklaşık 3 milyar YTL'lik bilanço büyüklüğü var. Anadolubank Genel Müdürü Gökhan Günay, bankanın geldiği son noktayı ve hedeflerini DÜNYA'ya değerlendirdi.
Şube sayısı 100'e çıkacak çalışanlar iki bini aşacak
Anadolubank'ı 'ağırlığın ticari tarafta olduğu bireysel tarafta da büyüyen banka' olarak tanımlayan Günay, piyasadaki en iyi faiz oranları ile çalıştıklarını savundu. Şube sayılarının 77'ye ulaştığını ve 2008 yılında bu sayıyı 100'e çıkartmayı istediklerini kaydeden Günay: "Büyümeyi sindirerek yapan bir banka olmak istiyoruz. 1,650 olan personel sayımızı bu yıl 2 binin üzerine taşımayı planlıyoruz. 3 milyar YTL bilanço büyüklüğüne ulaştık. Ticari bankacılık ve KOBİ bankacılığında büyüyoruz. 2008'de bilançonun yüzde 45 büyümesini hedefliyoruz. Bu da yaklaşık 4.6 milyar YTL'ye tekabül ediyor."
Bankanın aktifleri içinde kredilerin payının yüzde 60'a yükselmesini bekleyen Anadolubank, ticari, işletme ve tarım kredilerinin aktifin 45'i perakende ve bireysel kredilerin ise aktifin yüzde 15'ine ulaşmasını hedefliyor.
Tarım bankacılığında artık Anadolubank imzasıda var
Bir dönem sadece Ziraat Bankası'nın, daha sonra ise Tarişbank'ı satın alarak bu segmente de hizmet vermeye başlayan DenizBank'ın desteklediği tarım kesimi, bugün belli başlı bankaların hazırladığı paketlerle Türk bankacılık sistemindeki yerini adım adım büyütürken çiftçi ile arasındaki mesafeyi kaldıran bankalar kervanına Anadolubank'ta katıldı. Bir süre önce Aydın'ın Söke ilçesinde açtığı şubesi ile tarım bankacılığına adım atan banka bu alanda yavaş yavaş büyümek istiyor. Anadolubank Genel Müdürü Gökhan Günay, tarım sektörünün büyümek istedikleri bir alan olduğunu belirterek "Tarım işinde derinleşip bir süre sonra ürün farklılaştırarak devam edeceğiz. Bu yıl ilk sezonumuzu yaşayacağız. Şu anda ağırlıklı olarak üreticinin kendisine giriyoruz" dedi.
Geride kalanlara baskı derecesinde ilgi var
Anadolubank Genel Müdürü Gökhan Günay, Avrupa ve ABD'li bankaların büyümesinin sınırlı olduğunu söz konusu ülkelerde yaşayan nüfusun zaten bankacılık sisteminin içinde olduğunu ifade ederek Türkiye'nin gideceği mesafenin çok olduğunu aktardı. Yabancı bankaların Türkiye ilgisinin süreceği tahmininde bulunan Günay, "Geride kalanlara baskı derecesinde talep var" diye konuştu.
Yabancıların sektöre girişinin ilgiyi ve uluslararası yatırımcıları Türkiye'ye çektiğini ve yatırımcılara güven getirdiğini anlatan Günay, şöyle devam etti: "Bir bankanın insan kaynağına, teknoloji ve paraya ihtiyacı vardır. Türk bankacılığının teknolojisi zaten ABD ve Avrupa bankacılığının önündedir. İnsan kaynağı da üstündür. Ben size şöyle bir örnek vereyim. Yabancılar geldiği zaman Türk bankacılık sisteminde çalışan bayanların gördüklerine hayret ediyorlar. Çünkü kendilerinde bu oranda çalışan bayan bankacı yok. Yetişmiş insan ve bayan-erkek dokusu konusunda şaşırıyorlar. Ürün konusunda biz gerçekten daha yaratıcıyız. Kredi kartını Türk bankacılığı baştan yaratı diyebiliriz. Geriye bir tek sermaye kalıyor."
Bankacılık anlayışı değişti 'dünyayı' biz de fonladık
2001 yılından sonra Türk bankacılığının çok değiştiğini anlatan Günay, "Bankalar artık risk alırken sadece getiriye bakmıyorlar. Eskiden pozisyon alırken herkes 'bunun getirisi ne olur der' ve riske bakmazdı. Nasılsa bir şey olmaz mantığı vardı. Artık ben risk alıyorum herhangi bir şey olduğunda 'Ben bu riskten nasıl kurtulurum, ne kadar yara alırım' diye de bakılıyor. Son krizde baktığınızda dünyayı fonlayan bankalardan biri olduk. Türk bankaları bu krizde dünyayı fonladılar. Biz Anadolubank olarak da krizde bir çok bankaya para verdik. Biz ciddi manada onlara bankalararası piyasada döviz mevduatı yatırdık. 100 milyonlarca dolardan bahsediyoruz. Sistem ise milyarlarca dolar verdi. Benim tahminim 5,5-6 milyar dolar para verilmiştir" şeklinde konuştu.
Yaşanan krizler büyük ders oldu, banka batırma dışındaki seçenekleri de gördük
Hem 2001 krizinden hem de son dönemde yaşanan global likidite krizinden bankacıların ve kamunun çok şey öğrendiğine inandığını söyleyen Günay şöyle devam etti: "Dikkat ederseniz Northern Rock denilen İngiltere'de bir banka var. İngiltere bu bankaya sermaye enjeksiyonu yaptı. Batan her şey bir servettir ülkede. Tabii ki hatalı ve yanlış bir iş varsa gerekiyorsa batırılmalı veya hesabı sorulmalı, ama batırılmadan da bunun hesabını sorma yöntemleri var. Birleştirme, el değiştirtme, daha düzgün bir yatırımcı kitlesine vermek gibi. Bence Türkiye deki o krizi dünyada yaşanan bugünkü olaylarla bir araya getirdiğiniz zaman çok şey öğreniyoruz. Her zaman kurumu batırmak çözüm değil, bu belki de en kolayı. Ayakta tutmak ve belki de ekonominin içerisinde milli değerin içinde onu götürmek bence çok daha güç ve asıl zor olanda o. Batırmak çok kolay. Ne olacak batırdım diyorsunuz, batırıyorsunuz. Dolayısıyla ben bu krizinde tekrar o manada baktığınızda Türkiye'ye çok şey kattığına inanıyorum."
Sadece bilançoya bakarak Türkiye'de kredi veremezsiniz
Türkiye'de bir işletmeye salt bilançosuna bakarak kredi verilemeyeceğini savunan Günay, "İşin sahibi ne kadar işin içine girmiş. İşin sahibi projesine ne kadar inanmış, kendi parasını ne kadar yatırmış yoksa sadece kredi ile mi dönüyor bunlara bakarız" dedi.