2007-12-05 10:12:38 - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin aynı bankacılık hizmetinden bankaların farklı ücret almalarını eleştirerek, "Bundan sonra hangi banka, hangi hizmetten ne kadar ücret alıyor. Belirli dönemler halinde internetten yayımlamayı tartışıyoruz" dedi. Bilgin bankalara seslenerek, "Tüketicinin masumiyetini suiistimal etmeyin" diye konuştu. Türkiye'de 49 tane yabancı banka temsilciliği bulunduğunu belirten Tevfik Bilgin, bunların disiplinsiz çalıştığını düşündüklerini, Türkiye'deki bankalarla aralarında haksız rekabet olduğunu kaydetti.
Bir grup gazeteci ile sohbet toplantısı yapan BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, bankaların komisyon masraflarının yüksekliği ve aynı hizmete farklı ücret alınmasına ilişkin eleştirilerin giderek arttığını, ancak bedava bankacılık yapılmasının da yanlış olduğunu söyledi.
"Aynı nitelikte aynı hizmet için bir 5 diğeri 15 alıyorsa burada bir sorun vardır" diyen Bilgin, "Bankalarımızın sözkonusu komisyonlar konusunda hassas olması gerekir. Bunlar bankalar için önemli gelir kapısı. Ancak bedava bankacılık yapılması da yanlış. Karşılıksız hizmet veren bankalar yanlış yapıyor. Komisyon gelirlerinde daha hassas olunmalı. Tüketici suistimal edilmemeli. Bu konuda çok hassasız ve izliyoruz. Tüketici mahkemelerinin kararlarını izliyoruz. Gerekli uyarıları yapıyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Bilgin, tıpkı kredi kartı faizlerinde olduğu gibi, bankaların hangi hizmetlerden ne kadar ücret aldıklarına ilişkin bilgilerin internetten yayınlanmasıyla ilgili konuyu da tartıştıklarını söyledi.
"Tüketici kredisi ile kredi kartı borcu kapatılıyor"
Vatandaşların harcamalarını kredilendirme alışkanlıklarının giderek değiştiğini ifade eden Bilgin, kredi kartı harcamalarının artış hızı yavaşlarken, ihtiyaç kredisi artış hızının yükseldiğini bildirdi. Bilgin bunun, kredi kartı faizlerinin yüksekliği ve ihtiyaç kredisi çekip kredi kartı borcunun kapatılmasından kaynaklanabileceğini söyledi.
"Yabancı banka temsilciliklerini disipline etmek istiyoruz"
Türkiye'de yabancı bankaların mevduat toplamamak ve kredi vermemek şartıyla temsilcilik açabildiğini belirten Bilgin, buna karşılık bunların kayıtlarını ve aracılık faaliyetlerini tam anlamıyla bilemediklerini söyledi. Sektörü biraz disipline etmek istediklerini ifade eden Bilgin, "Bunların faaliyetlerini tam anlamıyla bilebilmek için hazırladığımız bir yönetmelik taslağı var" dedi. Türkiye'de bankaların şube açtığını, BDDK'ya aidat, Maliye'ye vergi ödediğini, elektrik, su gibi maliyetleri bulunduğunu kaydeden Bilgin, "Yeni düzenleme için onların da görüşlerini alıyoruz. Onların da önünün kapanmasını istemiyoruz. Ancak bizim görevimiz eşit alanda eşit mücadele yapılması. Haksız rekabetin engellenmesi" şeklinde konuştu.
Türkiye'de 7 yıldır bankacılık lisansı verilmediğini hatırlatan Bilgin, "Asıl güdülen alanın sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. 7 yıldır lisans vermiyoruz, şube açılmasına izin vermiyoruz, temsilcilikler aracılığıyla bunun sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. Bunun arkadan dolanılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Bilgin kısa sürede bu politikada değişiklik beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
"Büyük bankalar birleşebilir"
Lisans vermeme politikasının devam ettiğini belirten Tevfik Bilgin, bir dönemler 80 olan banka sayısının 50'ye indiğini, bu süreçte sektörün oturması için çok mesafe kaydedildiğini kaydetti.
Bankacılığın giderek büyük çocukların oyunu (big boys game) haline geldiğini vurgulayan Bilgin, "Küçükler de oyunu oynayabilir ama bunların ihtisas alanları olmalıdır. Bankacılıkta maliyetleri karşılayacak ölçeği yakalamış olmalısınız ki, kârlı olabilesiniz. Önümüzdeki yıllarda büyük bankalar arasında dahi birleşmeler, olabilir. Orta ölçekli bankalar birleşip büyük bankalar haline gelebilir. Bu tamamen bankaların stratejisiyle ilgili" dedi.
"Bankalar eskisi kadar kâr edemeyecek"
Gelinen noktada bankacılığın artık eskisi kadar kâr edemeyeceğini vurgulayan Tevfik Bilgin, "Bunu söylüyorum ama bu yıl tam tersi çıktı. 9 aylık kârlar geçen yılın 12 aylık karının üstünde. Çünkü iştirak satışları kârlılığın yükselmesine yol açtı" dedi.
Bankalar ATM ve POS cihazlarını birleştirebilir
Bankacılık sektörünün dağınık yaptığı bazı operasyonlar olduğunu belirten Tevfik Bilgin, bunlar içinde ayrı ayrı ATM ve POS cihazları kullanılmasını gösterdi. Türkiye'de 15 bin ATM ve yüzbinlerce POS cihazı olduğunu ifade eden bilgin, "ATM'nin tanesi 10 bin dolar, POS cihazının tanesi 200 dolar civarında. Bankaların kesinlikle bu konuda ortak hareket etme çabası göstermeleri gerekir. Bu hem ülke ekonomisi hem de bankalar için çok önemlidir. Biz o kadar zengin bir ülke değiliz" değerlendirmesini yaptı.
Bankaların da Türkiye için çalıştığı ve bazı işlemlerinin anlaşılması gerektiğini ifade eden Tevfik Bilgin, "Onlar da bu ülkenin değerleri. Bankalar iyiyse ekonomi iyiye gider, bankalar kötüyse Allah korusun" şeklinde konuştu.
Bilgin, bir süre önce Rekabet Kurulu'nun olumlu görüş verdiği Oyakbank'ın satışıyla ilgili incelemelerin sürdüğünü, 2007 yılı içinde dosyanın karara sağlanacağını söyledi.
"Avrupa ve ABD otoritelerine ücretsiz eleman gönderebiliriz"
Dünyada global dalgalanmanın devam ettiğini ve 30 milyar dolarla başlayan zararın 500 milyar dolara geldiğinin ifade edildiğini söyleyen Tevfik Bilgin,
"Bunun nereye kadar gideceğini bilemiyoruz ama gelinen noktada bankaların risk alma iştahını zamanında göremeyen veya kontrol edemeyen denetim otoriteleri silsilesi var" dedi.
Bilgin, "Bu ülkelerin otoriteleri izin verirse bizim, konularda uzman, hem düzenleme hem de bakış açısı itibarıyla uzman arkadaşlarımız var. Bu ülkelere arkadaşlarımızı gönderip durumu tespit ettirebiliriz. Sorunları çok net teşhis ettirip çözdürebiliriz. Bu işi para almadan yapmaya hazırız. Bu ülkelerle karşılıklı gizlilik anlaşması yaparız" diye konuştu. Bilgin, İmar Bankası olayında Türkiye'ye uzman gelmesi yönünde baskı yapan uluslararası kuruluşlar olduğunu, bu kişilerin hazırladıkları raporlar doğrultusunda da mevzuatın değiştirilmesi yönünde yine baskılar geldiğini hatırlattı.
Halen kullandıkları binaya aylık 650 bin YTL kira ödediklerini ifade eden Bilgin, DHMi Genel Müdürlüğü yanındaki arsalarının ise 5 milyon YTL'ye kamulaştırıldığını, bu bedelin artırılması için dava açtıklarını anlattı.