2007-08-15 21:50:17 - İSTANBUL – Türkiye Finans Katılım Bankası', HSBC liderliğinde 16 bankadan oluşan konsorsiyumdan 100 milyon dolar murabaha sendikasyonu sağladı.
Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar, halka açılma konusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) onayından sonra oluşacak yeni yönetim kurulunun karar vereceğini belirterek, "Halka açılmanın rafa kaldırılması söz konusu değil" dedi.
Türkiye Finans Katılım Bankası'nın, HSBC liderliğinde 16 bankadan oluşan konsorsiyumdan 100 milyon dolar murabaha sendikasyonu alması dolayısıyla düzenlenen imza töreninde konuşan Nacar, 6 ay önce 1 yıl vadeyle aldıkları 50 milyon euro tutarındaki sendikasyonun ardından bu yıl içinde ikinci sendikasyon kredisini aldıklarını belirtti.
Türkiye Finans olarak bu noktaya gelmelerinde ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarının rol oynadığını kaydeden Nacar, önümüzdeki 6 ay içinde miktarın ve vade süresinin 2 katına çıkacağı, maliyetlerin ise düşeceği yeni bir murabaha sendikasyonu almalarının mümkün olduğunu söyledi.
Nacar, "Türkiye Finans'ı gelecekte çok daha aktif olarak göreceksiniz, Türkiye Finans dünya piyasalarında daha fazla söz sahibi olacak" dedi.
Türkiye'de vadelerin 3 ayı aşmadığını, özellikle konut, inşaat gibi sektörlerde daha uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Nacar, şunları kaydetti:
"Bu kaynaklar çok önemli, uluslararası piyasalarda Türkiye'nin aldığı rol çok önemli. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarı çok önemli ancak bu istikrarlı dönem içerisinde stratejik planlarını iyi yapabilen bankalar ve müesseseler ön plana geçecek. İstikrarlı havada batan şirketler olduğu gibi, zor dönemlerde yükselen şirketler de olduğunu unutmamak gerekir. Bu dönemde ön plana geçmek istiyorsak, Türkiye'nin bu gelişimine uygun katkıda bulunmamız şart."
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nacar, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'nin "dövizle borçlanmama" önerisinin hatırlatılması üzerine, "Dövizle borçlanmamanın alternatifi nedir?" diyerek, Türkiye'de işini takip eden, karlılığı iyi olan sektörler için dolar veya YTL kullanmanın o kadar da önemli olmadığını kaydetti.
Nacar, "İşi döviz ve YTL ile, kurla oynamak olmayanlar, yaptığı işin yarısını YTL'yle, yarısını dövizle yapsın" diyerek, döviz hareketleriyle ilgilenmeyip, sadece kendi üretim işiyle meşgul olmak isteyenlerin bu şekilde ortalama risklerinin yine aynı olacağını söyledi.
Türkiye'de yabancı para ile borçlanmamak gerektiği söylendiğinde, Türkiye'deki yabancı kaynakların finansman sağlama olanakları bulunmayacağını belirten Nacar, "(Yabancı para ile borçlanmayın) diyebilmek, Türkiye'nin gerçeğine aykırı bir olay" görüşünü aktardı.
"Dalgalanmaya uyum sağlanmalı"
Halka açılma fikrinden vazgeçip vazgeçmedikleri yönündeki bir soru üzerine ise Nacar, şu anda bir ortaklık protokolü imzaladıklarını ve bunun hayata geçmesi için BDDK onayını beklediklerini hatırlatarak, "Halka açılma konusunda BDDK onayından sonra oluşacak yeni yönetim kurulu karar verecek. Halka açılmanın rafa kaldırılması söz konusu değil" dedi.
Nacar, son dönemde BDDK'nın bazı ortaklıkları onaylamadığının hatırlatılması üzerine, kendileri açısından bir sorun olmasını beklemediğini, şu anda bu murabaha sendikasyonunu bu şartlarda almalarında yeni ortaklıklarının da katkısı olduğunu söyledi.
Yunus Nacar, dünya piyasalarındaki dalgalanmaya ilişkin olarak, mali bünyenin sağlamlığının önem taşıdığını belirterek, "Elbette bu dalgalanma olacak. Hem ülke ekonomisini, hem kendi yapımızı buna uydurmamız gerekir" değerlendirmesinde bulundu.
Burada, geminin ne kadar sağlam olduğunun önem taşıdığını ifade eden Nacar, "Türkiye'deki bankacılık sektörünün, dünyadaki dalgalanma nedeniyle su alması söz konusu değil" dedi.
Toplantıdaki konuşmasında bu sendikasyona bu kadar önem vermelerini "Sabahleyin bahçeye inip bir bey hanımına bir gül koparıp verdiği zaman, gün nasıl güzel başlarsa, biz de böyle güzel günleri bir gülle paylaşmak istiyoruz" şeklinde açıklayan Nacar, bir gazetecinin, "Türkiye daha çok gül vereceği bir sürece mi gidiyor? Yoksa daha buğulu bir süreç olarak mı görüyorsunuz" sorusu üzerine, esprili bir şekilde "Türkiye'ye verilecek gülü Meclis belirleyecek" dedi.
Nacar, Türkiye'de bugünün dünden, yarının da bugünden güzel olacağı düşüncesinde olduğunu belirtti.
"İlk 500 firmanın yarısıyla çalışıyoruz"
HSBC Yatırım Bankacılığı Bölümü Genel Müdür Yardımcı Vekili Selim Kervancı da, HSBC olarak Türkiye'de 45 murabaha sendikasyonu tamamladıklarını ve 1,5 milyar doların üzerinde bu tür işleme aracılık yaptıklarını belirterek, Türkiye Finans'a sağlanan kredinin, katılım bankaları içinde en düşük maliyetli murabaha sendikasyonu kredisi olduğunu dile getirdi.
Konsorsiyuma 12 ülkeden 16 bankanın katıldığına ve 75 milyon dolar olarak planlanan sendikasyonun katılımcı bankalardan gelen talep fazlası nedeniyle 100 milyon dolara çıkarıldığına dikkat çeken Kervancı, sendikasyonu sağlayan bankaların da büyük çeşitlilik gösterdiğine vurgu yaptı.
Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı Aydın Gündoğdu ise bankalarının şu anda 129 olan şube sayısını sene sonunda 150'ye, 2010 yılında ise 375'e çıkarmayı planladıklarını belirterek, Türkiye'nin yüzde 95'ine yaygın şube ağları ile bölgelerden toplanan kaynakları, bulundukları yerde değerlendirmeye dikkat ettiklerini, riski tabana yayarak daha fazla müşteriye katkı sağlamak istediklerini anlattı.
Sektör ayrımı yapmadıklarını ve belli bir sektöre yoğunlaşmadıklarını ifade eden Gündoğdu, kredi müşterilerinin yüzde 75'ini KOBİ'lerin oluşturduğunu, ancak büyük şirketlerle de iş yaptıklarını, en büyük 500 firmanın yarısıyla çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
Gündoğdu, şu anda katılım bankalarının toplam bankacılık içindeki payının yüzde 6 civarında olduğunu dile getirerek, bu oranı, ilk 5 yıl içinde kırılma noktası olarak gördükleri yüzde 10'a çıkarmayı istediklerini, Türkiye Finans'ın katılım bankaları arasındaki pazar payının ise yüzde 32 düzeyinde bulunduğunu aktardı