| MORI: Türkiye'de yatırımcılar en çok Merkez Bankası'na güveniyor |
|
2006-01-31 19:08:19 - İsveç'in Ankara Büyükelçisi Christer Asp, Avrupa Birliği'ne katılım müzakereleri sürecinde Türkiye ve diğer 25 AB üyesi ülkenin ortak sorumluluğu bulunduğunu belirterek, "Bu süreçte yapıcı davranmalı, el ele vermeliyiz" dedi. Bu arada yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye'de potansiyel yatırımcıların en güvendiği kurum Merkez Bankası.
İsveç Ticaret Merkezi, İsveç Büyükelçiliği ve Capital Dergisi ile birlikte 'İyi Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilir Büyüme' temasını işleyecek bir programı Türkiye'de hayata geçiriyor. Program, araştırma şirketi MORI tarafından konu üzerine yapılan araştırma sonuçlarının bugün yayınlanmasıyla başladı.
'Türkiye'de Sermaye Piyasaları İtibarı ve İyi Kurumsal Yönetim' başlıklı araştırmanın sonuçlarının açıklandığı basın toplantısının açılışında konuşan Büyükelçi Christer Asp, 3 Ekim tarihi kararı ile birlikte Avrupa'dan özellikle İsveç'ten Türkiye'ye büyük bir ilginin mevcut olduğunu söyledi.
Müzakere sürecinin iyi bir şekilde başladığını belirten Asp, katılım sürecinde birtakım zorluklarla karşılaşılabileceğini, kendi ülkelerinde de bunu yaşadıklarını kaydetti.
Türkiye'nin katılım sürecinde çok büyük sürprizler olmayacağı inancını dile getiren Büyükelçi Christer Asp, "Güçlükler mutlaka olacaktır. İnişler çıkışlar yaşanabilir ama ortak çaba ile bu güçlüklerin aşılacağına inanıyorum. Hepimizin, Türkiye ve diğer AB üyesi 25 ülkenin ortak sorumluluğu var. Bu süreçte yapıcı davranmalı, el ele vermeliyiz" dedi.
3 Ekim'de alınan Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin başlaması kararının öneminin altını çizen Asp, bu kararın müzakere sürecinin en önemli kararı olduğunu, Türkiye'nin tam üye olarak alınmasına ilişkin siyasi bağımlılığı teşkil ettiğini vurguladı.
Katılım sürecinin çok karışık bir süreç olduğuna dikkat çeken Asp, bu süreçte önemli olanın tarafların birbirlerini, değerlerini tanımaları olduğunu kaydetti. Büyükelçi Asp, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'yi, Türk toplumunu daha iyi tanımaları gerektiğini söyledi.
Asp, müzakere sürecinde desteklerinin devam edeceğini bildirdi.
İsveç-Türkiye arasında işbirliği yüzde 70 arttı
İsveç Ticaret Merkezi Başkan Yardımcısı Anders Wenström de, ülkesi ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğinin son yıllarda yüzde 70 arttığını belirtti.
İsveç'in en önemli ticaret ortakları arasında Türkiye'nin 30'lu sıralardan 20'li sıralara yükseldiğini kaydeden Wenström, giderek artan sayıda İsveç firmasının, bölgede köprü konumdaki Türkiye'ye ilgi gösterdiğini, iş ortaklığına yöneldiğini bildirdi.
Capital Dergisi Yayın Yönetmeni Rauf Ateş de, iyi kurumsal yönetime son yıllarda Türkiye'de de güçlü bir yönelim olduğuna işaret ederek, 'Gelişmeler iyi, ancak alınacak daha çok mesafe var' dedi.
'İyi Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilir Büyüme' temasını işleyecek programı bir dizi panelin ardından sonbaharda konferans ile tamamlayacaklarını belirten Ateş, bu yılı iyi kurumsal yönetimi gündeme getirme yılı olarak değerlendirmek istediklerini vurguladı.
Toplantıda daha sonra, 'Türkiye'de Sermaye Piyasaları İtibarı ve İyi Kurumsal Yönetim' başlıklı araştırmanın sonuçları açıklandı.
Bu arada, katılımı beklenen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in yoğun sis nedeniyle bu sabah Ankara'dan uçak seferlerinin yapılamaması nedeniyle toplantıya katılamadığı bildirildi.
En güvenilir kurum Merkez Bankası
Geçen yıl Ekim-Kasım aylarında 3 büyük şehirdeki 600 potansiyel yatırımcı, 30 fikir önderi ile ABD ve İngiltere'deki 10 uluslararası finansal analistin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, potansiyel yatırımcının yaklaşık onda dokuzu, iyi kurumsal yönetimin, Türkiye'nin refahı açısından önem taşıdığına inanıyor. Yüksek gelir sahibi olan ve Ankara'da yaşayan katılımcılarda, iyi kurumsal yönetimin Türkiye'nin refahı açısından önemli olduğuna daha fazla inanma eğilimi görüldü.
Araştırmaya katılan potansiyel yatırımcı, fikir önderleri ve analistler, önümüzdeki beş yıl içerisinde iyi kurumsal yönetimin yabancı yatırımcılar için daha fazla önem kazanacağını düşünüyor.
Potansiyel yatırımcı, yabancı yatırımın Türkiye'nin refahı açısından önemli olduğuna inanırken, portföy yatırımından ziyade doğrudan yabancı yatırımı tercih etme eğiliminde.
Araştırmaya katılan analistlere göre, Türkiye yatırım yapmak açısından çok iyi bir potansiyele sahip. 10 analistten 8'i Türkiye'nin yatırım yapmak için 'çok iyi' bir ülke olduğuna inanıyor, kalanı ise 'yeterli derecede iyi' olarak niteliyor. Son zamanlarda yapılan reformlar, Türkiye'nin ekonomik büyümesi ve genç nüfusundan etkileniyorlar. Analistlerin 10'da 9'u Türkiye'deki yabancı yatırımın bu yıl artacağına inanıyor.
Direkt yatırımcılar ve kurumsal portföy yatırımcıları (emeklilik fonu, çok uluslular), portföy yatırımcılarıyla karşılaştırıldığında, Türkiye'ye yatırım yapma kararı aşamasında yönetim hususlarını daha fazla ciddiye alıyorlar.
Uluslararası finans analistleri, Türkiye'yi, kurumsal ve kamu yönetimi açısından 16 diğer gelişmekte olan olan piyasa arasında 7. olarak puanlandırdı. Türkiye, Polonya, Peru, Brezilya, Malezya, Meksika ve Tayland'ın gerisinde, Çin, Hindistan ve Rusya'nın önünde yer aldı.
Fikir önderleri ise, Türkiye'yi Polonya, Çin, Brezilya ve Malezya'nın arkasından 5. olarak puanlandırdı.
İMKB ve TMSF takip etti
5'in 'çok güvenilir', 4'ün 'yeterli ölçüde güvenilir', 3'ün 'arada bir yerde', 2'nin 'yetersiz ölçüde güvenilir', 1'in 'hiç güvenilmez' olarak değerlendirildiği sıralamada, 4 puan verilen Merkez Bankası'nı, 3.52 ile büyük Türk işletmeleri izledi.
İMKB 3.29, TMSF 3.25, KOBİ'ler 3.23, BDDK 3.19, yabancı şirketler ve SPK 3.18, bankalar 3.15, Rekabet Kurumu 3.12, kurumsal yatırım şirketleri 3.08, yabancı yatırım şirketleri 3.06, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2.94 ve katılım bankacılığı 2.79 ile sıralandı.
Raporda, "Dikkat çeken bir husus, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın en düşük puanlardan birine sahip olduğudur ki bu durum Türkiye'de son zamanlarda gerçekleşen gelişmeler ve ayrıca bu konuda basında çıkan haberlerle açıklanılabilir" görüşüne yer verildi.
Mali kuruluşlara aşinalıkta ise bankalar ilk sırayı alırken, Merkez Bankası ve büyük Türk işletmeleri ilk 3'deki diğer kuruluşları oluşturdular.
Potansiyel yatırımcıların çoğu, bankalar, Merkez Bankası ve büyük Türk kuruluşları hakkında en azından yeterli miktarda bilgiye sahip olduklarını belirttiler. MORI'nin başka yerlerdeki bulguları ile karşılaştırıldığında, normalde, katılımcılar kuruluşlar hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi olurlarsa, onlara daha fazla güvenme eğilimi görülürken, Türkiye'de bankalar açısından bu eğilim aksi yönde oldu. Raporda, "Bunun en makul açıklamasının yakın tarihlerdeki krizler olduğu düşünülmektedir" denildi.
Getiri önemli
Araştırmaya katılanlar, yabancı yatırımcıların Türkiye'de yatırım yaparken gözönünde bulundurdukları en önemli kriteri, yatırımın getirisi olarak değerlendiriyor. Bu kriteri siyasi istikrar ve işçilik maliyeti izliyor.
İş ahlakı ve iyi kurumsal yönetim, potansiyel yatırımcı tarafından 7. sırada önemli kriter olarak puanlandırıldı.
İyi kurumsal yönetim kavramını 10 kişiden 8'i en azından duydu.
Fikir önderlerinin yaklaşık hepsi, iyi kurumsal yönetimin öneminin yatırımcılar için önümüzdeki beş yıl içerisinde artacağına inanıyor.
Altın hala popüler
Hisse senetleri, bonolar ve borsa, Türkiye'de yaygın olarak tercih edilen yatırım yöntemi olarak belirlenmezken, katılımcıların büyük çoğunluğunun, altın, tasarruf hesabı, mülk veya arsa gibi 'daha az riskli' yatırım araçlarını tercih ettikleri görüldü.
Katılımcılara 'Bugün yatırım yapmak için elinizde 5.000 YTL/50.000 YTL olsaydı, neye yatırım yapardınız?' sorusu yöneltildi.
5 bin YTL'de altın, mücevher yüzde 43 ile ilk sırayı aldı. 50 bin YTL'de ise mülk (yüzde 71) ve arsa (yüzde 43) ile ezici bir şekilde öne çıktı. Borsa, her iki kategoride de yüzde 12 seviyesinde kaldı.
Yapılan araştırma sonucuna göre, katılımcıların yüzde 60'ı, hisse senedi piyasasına yatırım yapmaya hazır değil. Bono veya hisselere neden yatırım yapmayı düşünmedikleri kendilerine sorulduğunda, katılımcılar borsa piyasasının 'güvenilir olmadığı' (yüzde 53), 'fazlasıyla spekülatif olduğu' (yüzde 50) veya hisse piyasası hakkında yatırım yapacak kadar çok şey bilmediklerini (yüzde 33) ifade ettiler.
Borsaya yatırım yapmayı seçenler, hisse senetlerine yatırım yapmaktaki en önemli üç kriterlerini, karlılık ve yatırımın getirisi, siyasi istikrar ve ekonomik durum olarak açıkladılar.
Türkiye'de kamu ve kurumsal yönetimin iyileştirilmesi için beklentiler, 'Daha saydam, daha küçük olan ve saha az bürokrasiyle işleyen, geleceği planlayan bir hükümet, güvenilir politikacılar, daha iyi demokrasi ve bağımsız düzenleyici kuruluşlar' olarak dile getirildi.
|
|
Tarih: 31.01.2006 Saat: 19:08 Gönderen: webmaster |
|
|
|
|
Bu haber 10365 defa okundu. |
|
|
|
| | LES-YÖS-Bankacılık Şekil Yeteneği Sayısal İlişki Tacettin Kandemir |
| | | Kan Uykusu 2/ Dvd'li Serdar Akinan |
| |
|
|
|
|
| |
|
|
Ortalama Puan: 3 Toplam Oy: 1

|
|
|
|
|
|