2007-04-03 10:34:52 - Türk sermaye piyasaları, "Garantili yatırım fonları ve koruma amaçlı yatırım fonları" ile tanışıyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına vekalet eden 2.Başkan Turan Erol, Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliğinin, garantili ve koruma amaçlı yatırım fonlarını içerecek şekilde değiştirileceğini açıkladı.
Erol, garantili yatırım fonlarının ve koruma amaçlı yatırım fonlarının kuruluşuna imkan tanıyacak olan ve bu hafta içinde sonuçlandırılması planlanan düzenleme ile söz konusu fonların sermaye piyasasına kazandırılmasının amaçlandığını vurguladı.
Garantili yatırım fonları, finansal bir kuruluş ile yapılan bir garanti sözleşmesine ve uygun bir yatırım stratejisine dayanarak yatırımcının ana parasının belirli bir bölümünü, tamamını ya da belirli bir getiriyi, belirli vade ya da vadelerde ödemeyi taahhüt edecek.
Cazip yatırım araçları
Koruma amaçlı yatırım fonları ise sadece uygun portföy yönetim stratejileri ile yatırımcının ana parasının belirli bir bölümünü, tamamını ya da belirli bir getiriyi, belirli vade ya da vadelerde ödemeyi amaçlayacak. Söz konusu fonlar, düşük risk profiline sahip tasarruf sahipleri için cazip bir yatırım alternatifi olabilecek ve böylelikle finansal araçlar çeşitlenecek, kurumsal yatırımcı tabanı genişleyecek ve uzun vadeli yatırım teşvik edilebilecek.
2007 yılının sermaye piyasalarında menkul kıymetleştirme (securitization) açısından önemli bir yıl olacağını belirten Erol, başta mortgage (tutsat) olmak üzere sermaye piyasalarında araç çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Erol, sermaye piyasasının gelişimi için gerekli koşullardan birisi olan ekonomik istikrarın sağlanması ve kamu borçlanma gereğinin özel sektör tarafından ihraç edilen sermaye piyasası araçları üzerinde yarattığı dışlama etkisinin azalması yönünde son yıllarda olumlu gelişmeler yaşandığını da vurguladı.
2001 yılına kadar istikrarlı bir şekilde artan hisse senedi yatırımcısı sayısının, 2001'den itibaren azalış trendine girdiğini, buna karşın yatırım fonları piyasasında ise hem yatırımcı sayısı hem portföy büyüklüğü açısından, likit yatırım fonlarının ezici üstünlüğü son dört yıldır istikrarlı bir şekilde devam ettiğini kaydeden Erol, "Söz konusu istatistikler çerçevesinde, yatırım fonu piyasasındaki tasarruf sahiplerinin düşük riskli yatırım fonlarını tercih etme yönünde bir eğilimlerinin olduğu sonucuna ulaşılabilmek mümkün" açıklamasında bulundu.