2006-12-28 12:24:11 - Devlet Bakanı Ali Babacan, 2007 yılında 166,5 milyar YTL'lik borç servisi yapılmasının öngörüldüğünü bildirdi. Babacan, 2007'den itibaren iç borçlanmada "enflasyona endeksli tahvilleri" kullanmaya başlayacaklarını bildirdi. Bakan Babacan ayrıca, 2006 başında nakit bazda faiz dışı fazla öngörüleri 30,2 milyar YTL iken, bu yıl sonu itibarıyla faiz dışı fazlanın 38,4 milyar YTL olarak gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı.
Babacan, Hazine'nin 2007 yılı Finansman Programını, düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Babacan, Finansman Programının temel parametreleri hakkında bilgi verirken, 2007 yılında 140,3 milyar YTL'si iç, 26,2 milyar YTL'si de dış olmak üzere, 166,5 milyar YTL'lik borç servisi yapılmasının beklendiğini söyledi.
"İç borç çevirme oranı yüzde 74,2 olarak öngörülüyor"
Yeni yılda toplam dış borçlanmanın 17,8 milyar YTL, iç borçlanmanın ise 104,2 milyar YTL olarak tahmin edildiğini belirten Babacan, şöyle devam etti:
''Buna göre 2007 yılında iç borç çevirme oranı yüzde 74,2 olarak öngörülmektedir. Yani 2007'deki iç borç çevirme oranımız, 2006'da zaten oldukça düşük seviyelere inmiş çevirme oranının da yaklaşık 2 puan altında kalacaktır.
2007 yılında 140,3 milyar YTL'lik iç borç ödemesi varken, sadece 104,2 milyar YTL'lik iç borçlanma yapılacaktır. Bu da yine yaklaşık 36 milyar YTL'lik kaynağın piyasada bırakılması demektir. 2007 içinde Hazine, ödeyeceğinden 36 milyar YTL daha az borçlanacaktır.''
Dış borçlanmada öngörülen hedef 5.5 milyar dolar
Babacan, 2007'de dış borçlanma hedefinin ise programda 5,5 milyar dolar olarak öngörüldüğünü ifade etti.
Uluslararası kuruluşlardan da yaklaşık 4,4 milyar dolarlık kredi kullanımı planlandığını bildiren Babacan, ''Önceki yıllarda uygulandığı gibi, 2007 yılında da piyasa koşulları dikkate alınarak, önümüzdeki döneme ilişkin dış finansmanın bir bölümünün öne alınması veya yeni enstrümanlar yoluyla dış finansman sağlanması söz konusu olabilecektir'' diye konuştu.
İç borçlanmada enflasyon endeksli tahvil
Babacan, yeni yılda da Hazinenin, güçlü rezerv tutma politikasını aynen sürdüreceğini söyledi.
2007 yılında da mali disiplinin, kararlı ve tavizsiz şekilde devam ettirileceğini kaydeden Babacan, yüzde 6,5'lik faiz dışı fazla hedefinin de aynen uygulanacağını ve korunacağını kaydetti.
Makro hedeflerle uyumlu, para ve maliye politikalarıyla uyumlu borç yönetimi uygulamalarının da sürdürüleceğini ifade eden Babacan, "Borçlanma dışı kaynaklarda öngörülenin üzerinde bir performans sağlanması durumunda, söz konusu kaynaklar yine bu amaçla kullanılacak" dedi.
Babacan, ortalama vadenin de piyasa koşullarının elverdiği ölçüde uzatılması politikası güdüleceğine dikkat çekti.
Borçlanmanın yapısının, "makul seviyede en düşük maliyetle borçlanma ve daha etkin ikincil piyasaların oluşumu" hedefi çerçevesinde belirlendiğini bildiren Bakan Babacan, iç borçlanmada kullanılacak enstrümanlar hakında şunları söyledi:
"YTL cinsi iskontolu gösterge senetler, uzun vadeli, YTL cinsi değişken ve sabit kuponlu devlet iç borçlanma senetleri, kısa vadeli YTL cinsi iskontulu devlet iç borçlanma senetleri, referans bonolar, enflasyona endeksli tahviller, döviz cinsi devlet iç borçlanma senetleri."
YTL cinsi iskontolu gösterge senetlerin, 2006 yılında olduğu gibi 2007 yılında da Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının her birinde ihraç edileceğini kaydeden Babacan, söz konusu tahvillerin piyasa koşulları ve Hazinenin borçlanma ihtiyacı doğrultusunda, ilk ihraç tarihini izleyen 2 ay boyunca yeniden ihraç edilebileceğine de işaret etti.
'Enflasyona endeksli' tahvillerin, borçlanma programında ilk defa yer aldığına işaret eden Bakan Babacan, bu tahvillerin de 3 ayda bir ihraç edilmesinin öngörüldüğünü söyledi.
Babacan, "Bu yeni bir enstrüman ve ilk defa 2007'den itibaren kullanmaya başlayacağımız bir enstrüman" dedi.
Babacan, uzun vadeli YTL cinsi iskontolu gösterge senetler ve enflasyona endeksli senetler dışındaki ihraçların zamanlamasına ilişkin bilgilerin yeni yılda da aylık borçlanma stratejileri ile kamuoyuna duyurulacağını vurguladı.
Bakan Babacan, bunların dışında yeni iç borçlanma enstrümanları da oluşturulabileceğini sözlerini bildirdi.
Tüm başarıların arkasında en önemli faktör "güven"
Hükümetin ilk kurulduğu günlerde ekonomik programla ilgili eleştiriler yapıldığını, kendilerine "enflasyonla çok uğraşmayın, eğer enflasyonla mücadelede çok katı olursanız, bu büyümeyi, istihdamı etkiler" denildiğini hatırlatırken, ancak bu kitabi bilgilerin Türkiye Ekonomisi için uymadığını kaydetti.
Bakan, "Bunun böyle olmadığı ise son 4 yıldır yaşanan örneklerle ispat edilmiş oldu" şeklinde konuştu. Türkiye'de enflasyonun yüksek ve belirsiz oluşunun, yıllarca reel faizlerin yüksek seyretmesinin en önemli nedeni olduğunu vurgulayan Babacan, enflasyonla mücadelede kararlı davranıldığını ve reel faizlerin gerilediğini, dolayısıyla yüksek büyümenin de paralelinde geldiğini anlattı.
Babacan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Bu durum, en az birkaç yıl daha devam eder. Yani tüm ekonomik hedeflerimiz içinde enflasyonu bir numara olarak tutacağız. Bunu, sadece Merkez Bankası'na şirin gözükmek için değil, hükümetimiz için de birinci öncelik olarak gördüğümüz için yapacağız. Türkiye artık kronik enflasyon probleminden kurtulmalı ve fiyat istikrarı ortamına kavuşmalıdır.
Kısa dönemler için yüksek büyümeyi sağlamak için, ekonomik politikalar her zaman uygulanır. Ancak bu saman alevi gibi yok olup giden bir süreçtir. Oysa Türkiye'de son 4 yıldır büyüme sürdürülebilir, özel sektör yatırımlarına dayanan, verimlilik artışına dayanan bir büyümedir. Bu ise büyümenin uzun sürede devam edeceğinin garantisidir.
Özel sektör yatırımlarıyla gelen büyüme; kapasite artışını getirmekte ve enflasyonla mücadelede bize yardımcı olmaktadır. Çünkü arz fazlalaşmaktadır, kapasite büyümektedir ve uzun vadeli enflasyon mücadelelerinde yine önemli bir gelişmedir."
Tüm başarıların arkasında en önemli faktörün 'güven' olduğuna da vurgu yapan Babacan, şu görüşleri dile getirdi:
"Hükümetimiz, 4 yıl içerisinde ekonomide gerçek anlamda bir güven ortamı oluşturmuştur. Tabii bu kolay değildir. Güven, zaman içinde yavaş yavaş oluşur, bu ortamı kaybetmek kolaydır ve hızla gerçekleşir. Bunun kıymetini bilmek ve sahip çıkmak zorundayız.
Güveni oluşturan en önemli faktörlerden biri siyasi istikrardır, Mali Disiplindir, Merkez Bankası'nın bağımsız oluşudur, para politikaları ve yapısal reformlardır."
"Yıl sonu itibariyle 38.4 milyar YTL'lik FDF gerçekleşmesi bekleniyor"
Babacan ayrıca, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında faiz dışı fazlanın GSMH'ye oranının yüzde 6.53 olduğunu, bu oranın 2006 yılında da yüzde 6,5'in üzerinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.
"2006 başında nakit bazda faiz dışı fazla öngörümüz 30,2 milyar YTL iken, bu yıl sonu itibariyle 38,4 milyar YTL lik faiz dışı fazla gerçekleşmesi beklenmektedir" diyen Babacan, yine 2006 yılında, kamu kesimi borçlanma gereğinin GSMH'ye oranının eksi 3,1 olarak gerçekleşeceğini söyledi.
Babacan, şunları kaydetti:
"Yani, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde toplam kamu finansman dengesi fazla verecektir. Bu rakam, yıllarca artı olmuştur. Artı olması toplam kesiminin sürekli olarak açık vermesi demektir.
2006 yılındaki dalgalanmalara rağmen bu sonuçlar, borç yükünün düşmesini sağlamıştır. Kamu net borç stokunun GSMH'ye oranının 2006 yılında yüzde 50'nin altına inmesini bekliyoruz. Özellikle tüm kamu kesimini düşündüğümüzde -yerel yönetimleri de içeriyor- Mart sonunda, bu rakam görülecek ama öngörümüz yüzde 50'nin altında olacak.
Bu oran 2001 yılı sonunda yüzde 90,5 , 2002 yılında yüzde 78 idi. İşte bu rakamlardan yüzde 50'nin altına iniliyor."
Borçların çevirme oranı
2006 yılında toplam borç servisinin 170,8 milyar YTL olarak gerçekleştiğini, bunun 145,4 milyar YTL'sinin iç borç, 25,4 milyar YTL'sinin de dış borç olduğuna işaret eden Babacan, "Toplam iç borçlanma ise yılbaşında öngörülen miktarın, biraz altında kalmıştır. Toplam borçlanma 125,9 milyar YTL olmuştur, bunun 111 milyar YTL'si iç, 15 milyar YTL'si dış borçtur.
Borçların çevirme oranına bakıldığında ise; iç borç çevirme oranında 2006 yılını yüzde 76,3'le kapatıyoruz. Ve iç borç çevirme oranı 2006 yılında 145,4 milyar YTL içeriye borç öderken, hazine 111 milyar YTL borçlanmış yani 35 milyar YTL, ödediğinden daha az borçlanmış. Bu yüzde 76 olarak verdiğim oran 2002 yılında yüzde 102, 2003 yılında yüzde 93 oldu. Gördüğünüz gibi her oran indi" dedi.
Babacan, 2006 yılı sonunda Hazine rezervlerinin 6,2 milyar YTL artış gösterdiğini anlatırken, iç borçlanma vadelerinin 2005 yılında 27,7 ay iken, bu yıl 28 aya uzadığını söyledi.
Yurt dışı tahvil ihraçlarında da (dolar-avro) vadelerin uzadığına dikkati çeken Babacan, toplamda vade süresinin 5,5 yıla kadar gittiğini kaydetti.
2006 yılında Eurobond ihraçlarının, programlanan 5,5 milyar doların bir miktar üzerinde, 5,8 milyar dolar olarak gerçekleştiği bilgisini de veren Babacan, " Böylelikle ilk defa yurt dışı tahvil piyasasında değişim işlemi gerçekleştirilmiştir. Yani kısa vadeli Eurobondların uzun vadelerle değişim işlemi yapılmıştır" dedi.