2006-12-15 09:53:44 -
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Halk Bankası'nın özelleştirmesiyle ilgili olarak, "Eğer satılacaksa, halka ait olan bir banka tekrar halka devredilmelidir. Doğru olan da budur" dedi.
Hisarcıklıoğlu, 4'üncü KOBİ Zirvesinde yaptığı konuşmada, Halk Bankası'nın adından da anlaşılacağı üzere halkın bankası olduğunu belireterek, bütün kıta Avrupa ülkelerine bakıldığında hemen hemen tamamında halk bankalarının bulunduğunu söyledi.
Halk bankalarının asıl işinin küçük ve orta boy işletmelerle esnaf olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, bugün yabancıların Halk Bankası üzerinde iştahının artmasında müşteri kapasitesi ve kabiliyetinin etkili olduğunu belirtti.
Türk bankacılığında şu anda Halk Bankası kadar tabanı olan bir banka
bulunmadığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bizim TOBB alarak görüşümüz, eğer satılacaksa halka ait olan bir banka tekrar halka devredilmelidir. Doğru olan da budur" dedi.
"Kamu idaresi rehavete kapılmamalı"
Günümüzde iş yapmanın şekli ve kurallarının değiştiğini, işi bağlayarak
değil işi iyi yaparak para kazanmanın önem kazandığını kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Hayatta kalabilmek için işi doğru yapmak değil doğru işi yapmak gerekiyor" yorumunu yaptı.
Yükselen küresel rekabetin hız ve büyüklük gerektirdiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, dünyanın en büyük 100 şirketi listesinde henüz Türk şirketi bulunmadığını, şu anda sadece ilk 500 içinde bir Türk şirketinin yer aldığına işaret ederek, şirketlerin birleşmelerini, birlikte iş yapmalarının teşvik edilmesi gerektiğini, sanayide sektörel kümelenmelerin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. Hisarcıklıoğlu, küresel ekonomiye daha fazla entegre oldukça kayıt dışı ekonominin payının da azaldığına dikkat çekerek, yine de kamu idaresinin "Ben bir şey yapmasam da kayıtlı ekonominin payı artıyor" rehavetine girmemesi gerektiğini söyledi.
Ekonominin kayıtlı hale gelmesinin getirdiği kamu kaynaklı maliyet artışına tedbir alınmaması halinde, kayıt altına geçme yükünün bu kez olumsuz bir gelişme olarak görüleceğini ve bu sürecin tersine döneceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Kayıt dışılığa zorlayan yüksek vergi ve istihdam maliyetleri düşürülmelidir. Ancak, kayıt dışı ekonominin sebebi sadece yüksek vergi oranları da değildir. Önemli bir sebep de nasıl davranacağı, ne yapacağı belli olmayan, çok geniş yetkilere sahip devlettir. İşte bu yüzden kural hakimiyetine kamu idaresi de uymalı, gece yatarken (sabaha nasıl bir sürprizle uyanacağız) diye endişe etmemeliyiz" diye konuştu.
"Amacamız KOBİ'leri 4 yılda, 1.5 milyar dolarlık kaynağa ulaştırmak
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de herkesin KOBİ'lerin önemini kavramasına rağmen KOBİ'lerle ilgili verileri derleyecek sağlıklı bir bilgi sisteminin oluşturulamadığına işaret ederek, veriler konusunda tahmin yürütüldüğünü, ancak bu verilerin hem sanayi stratejisi hem de KOBİ stratejisi hazırlamak için elzem olduğunu aktardı.
TOBB'un KOBİ'lere ilişkin çalışmalarına değinen Hisarcıklıoğlu, kurucu ortak oldukları Kredi Garanti Fonunun devreye girmesiyle karlı projeleri olan ama teminat sıkıntısı çeken KOBİ'lerin banka kredilerine ulaşmalarının sağlanacağını ifade etti.
Bu sayede önümüzdeki 4 yılda, KOBİ'lerin 1,5 milyar dolarlık finansman kaynağına ulaşmasını amaçladıklarını dile getiren Hisarcıkloğlu, yine TOBB'un koordinasyonuyla AB'den temin ettikleri 18 milyon avroluk kaynakla Gaziantep, İzmir ve Kocaeli illerinde KOBİ'lere danışmanlık sağlamak üzere iş geliştirme merkezleri kurduklarını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, "Bu merkezlerin son 4 yılda gösterdiği başarı üzerine, 8 yeni ilde daha bu merkezleri yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımız, KOBİ'lerimizin rakipleriyle aynı şartlarda mindere çıkmasını sağlamak içindir. Bu misyon doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.