2006-11-20 10:52:10 - Türkiye'de ilk sanayileşme hareketinin öncüleri olan aile şirketleri, küreselleşen ekonomik düzen ile beraber ayakta kalmanın yolu olan kurumsallaşma olgusundan uzak görünüyor. Anadolu firmalarının kurumsallaşmaktan hala korktuğu belirtiliyor.
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD), DÜNYA Gazetesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, (UNDP), İstanbul Bilgi Üniversitesi, Center for International Private Enterprise (CIPE) ve PricewaterhouseCoopers tarafından düzenlenen "Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" paneli, Ankara Ticaret Odası'nda (ATO) yapıldı. DÜNYA Gazetesi yazarı ve Ankara Bölge Koordinatörü Taylan Erten'in moderatörlüğünü yaptığı panele TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Hergüner, UNDP Türkiye Daimi Temsilcisi Mahmood Ayub, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Yale Child Study Center Öğretim Görevlisi Yankı Yazgan, CIPE Ortadoğu Program Yöneticisi Richard Kreamer konuşmacı olarak katıldı.
Kurumsallaşma, 2007'de yasalarda yer alacak
TKYD Başkanı Ümit Hergüner, kurumsal yönetime ilginin artırılması amacıyla Anadolu'da firmalara kurumsal yönetimi anlattıklarını belirtirken, özellikle gönüllülük esasına dayalı olarak ilgi beklediklerini söyledi. Buna karşın TCK'da yapılacak değişiklik ile kurumsal yönetim konusunun kanuni yapıya da bürüneceğini bildiren Hergüner, tasarının 2007 yılında yasallaşmasını beklediklerini vurgularken, tasarının yasallaşması halinde kurumsallaşma konusunda Türkiye'de önemli bir adım atılmış olacağını savundu.
Kurumsallaşma ile duygular yerini bulur
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Yale Child Study Center Öğretim Görevlisi Yankı Yazgan ise kurumsal bakış açısının önemine dikkat çekerek, "Duygu ile akılın profesyonel olarak ayrılmasını sağlayan kurumsallık, duyguların işin içine girmesini engelliyor" dedi. Kurumsallaşmayı 'duyguların yerini bulması' olarak nitelendiren Yankı, "İş hayatını düzenleyen 4 Z kuralı var. Zevk, zahmet, zaman ve zaruret. Her zaman zevkli, zahmetsiz ve az zaman alan şeyleri yapmak isteriz. Fakat birisi bizi zorunluluğa itmeden, zaruri hale gelmeden bir şeyi yapmak istemeyiz. Kurumsallaşma da bizim için yararlı olan şeyleri yapmak için bir zaruret olgusu getirebilir" dedi.
Gönüllülük başarı getirir
UNDP Türkiye Temsilcisi Mahmood Ayub ise küresel rekabet alanında kurumsallaşmanın önemine dikkat çekerken, markalaşma üzerindeki etkisine de işaret etti. İş dünyasında firmaların etik olarak hareket etmesi konusunda da kurumsal yönetimin ön plana çıktığın ifade eden Ayub, kurumsal yönetimin küresel anlamda büyük önem kazandığının altını çizdi. 'UNDP Küresel Etki' programına da dikkat çeken Ayub, tamamen gönüllülük işi ile yapılan UNDP küresel etki ile birçok firmanın kamuoyunda önem kazandığına dikkat çekti.
Bağımsız kişiler önemli
CIPE Ortadoğu Program Yöneticisi Richard Kreamer ise firmalarda bağımsız kişilerin olmasının konulara objektif yaklaşabilmelerine olanak sağladığı için firmalar açısından önem taşıdığını savundu. Kreamer, "Duymak istediğiniz şeyleri değil, firma yararına olacak şeyleri söyleyecek insanlar olacaklar. Ayrıca kuşkuyu azaltmak için bağımsız kişilerin olması önemli" dedi.
Profesyonel, aileden biri gibi olamaz
Panel izleyicileri ise firmalarında bağımsız kişilerin yer almasına sıcak bakmazlarken, kurumsallaşmanın Türk şirketlerine yarar getirmediğini ileri sürdüler. Firma temsilcileri, kurumsal yapı sonrasında firmaların gösterdikleri özeni getirecekleri profesyonellerin göstermeyeceğini düşündüklerini vurgularlarken, aile firması olmanın Türkiye'de daha yararlı olduğuna inandıklarının altını çizdiler.