2006-10-27 11:08:12 - Mayıs ayında başarılı bir halka arz gerçekleştiren Bank Asya'nın Genel Müdürü Ünal Kabaca, imkan görmeleri halinde Körfez ve Orta Asya'da bankacılık imkanlarını değerlendirebileceklerini dile getirdi. Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca, yurtdışında bir şube açma veya banka kurma anlamında şu anda bir çalışmalarının olmadığını belirterek "Hemen hemen Türkiye'deki bankaların tamamına yakını satılık veya satılmak üzere, bir kısmı yabancı ortaklara devredildi. Dolayısıyla buradan bir açılım yapacak olan birtakım bankalar çıkabilir. Bunların içinde biz de olabiliriz" dedi.
Kabaca, bankanın ikinci 10 yıllık dönem içinde kendisine katma değer yaratacak bir imkan görmesi halinde fırsatları değerlendirmekten kaçınmayacağını söyleyerek şöyle devam etti: "İş hacmimiz yurtdışında belirli bir bölgede özellikle çok gelişti diyelim. Orada bir banka sahibi olursak, biz bu imkanlarımızı potansiyelimizi değerlendiririz. Kârlılığımıza ciddi katkı sağlayacaksa gireriz. Çalışma alanları olarak baktığımızda Körfez bölgesinde yurtdışı müteahitlik hizmetleri alanında aktifiz. Orta Asya ülkelerinde de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Değişik Türk firmaları orada iş yapıyorlar onlarla beraber gittik. Bu iki ülke öne çıkıyor" diye konuştu.
Bu bölgelerde işlerinin yerel bankalar üzerinden yürütüldüğünü kaydeden Kabaca, özellikle inşaat alanında çok büyük firmalarla iş yaptıklarını ve istihdama çok ciddi katkı sağladıklarını dile getirdi. Bu bölgelerde, petrol paralarının girmesiyle birlikte potansiyelin her geçen gün arttığına dikkat çeken Kabaca, "Çok ciddi inşaat altyapısı var, her geçen dönemde de artıyor. Hacim olarak bir şey söyleyemem ancak, biz en aktif bankalardan biriyiz. Bunu geliştirmeyi de düşünüyoruz" dedi.
Kabaca, hem özelleştirme ayağında hem de diğer yatırım projelerinde enerji ve inşaat alanında faaliyetlerinin olduğunu da dile getirdi. Bunların gayri nakdi, nakdi, kredilendirme gibi her türlü finansman ayağında yer aldıklarını da vurgulayan Kabaca, "Özelleştirmede özellikle teminat mektubu ayağında yer alıyoruz, nakit krediler ayağı biraz daha kısıtlı. Özellikle teminat mektubu, geçici mektuplar, kati mektuplar, avans mektupları şeklinde çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.
Yurtdışında tanınıyoruz
Ünal Kabaca, halka arzla birlikte bankaya 210 milyon YTL kaynak girişi olduğunu belirtti. Halka arzın etkisiyle özkaynaklardaki yükselişin sermaye yeterlilik rasyolarını da yukarı çıkarttığını ve yurtdışındaki tanınırlıklarına pozitif etki ettiğini kaydeden Kabaca, "İsim değişikliğini bu yıl içinde yapmıştık, halka arz onun özellikle yurtdışında oturmasına ciddi katkı sağladı. Yurtiçinde yine bizi tanımayan müşterilerin tanımasını sağladı" dedi. Kabaca, tüm bu gelişmelerin sonucunda limitlerin genişlediğini ve hem içerde hem de dışarda, daha büyük projeleri alabilme ve bunları dizayn edebilme imkanı bulduklarını da aktardı.
Kabaca şimdiye kadar dışarıdan clubdeal yöntemiyle gerçekleştirdikleri bir kaç fonlama işleminin dışında önümüzdeki dönemde şartlara göre sendikasyon veya sekuritizasyon işlemi deneyebileceklerini de söyledi.
Sermayemiz büyümeyi destekliyor
Özellikle halka arzla birlikte sermayelerinin çok iyi seviyelere geldiğini söyleyen Kabaca, bankacılık sektöründe sermayenin önemine dikkat çekti.
Şu anda bankanın sermayesinin büyümeyi destekleyecek çok iyi seviyelere geldiğini aktaran Kabaca, "Çok iyi yurtdışı muhabirlik ağımız var. Rahatlıkta işlemlerimizi, müşterilerimizin taleplerini karşılayacak durumdayız. Ancak çok hızlı büyürsünüz de, piyasada çok büyük potansiyel vardır, sermayeniz yetersizdir. O zaman ortaklar oturup karar verirler. Yabancı bir ortak girsin ya da girmesin veya ikinci halka arz yapalım diyebilirler. Çünkü bankacılıkta sermaye çok önemlidir" şeklinde konuştu.
Hazine alternatif ürün geliştirebilir
Ünal Kabaca, Hazine'nin katılım bankaları için faize dayalı bonolarına alternatif birtakım ürünler geliştirebileceğini söyledi. Kabaca, "Daha çok kiralamaya yönelik, belirli bir portföy oluşuyor. Burada kâr-zarar mantığına aykırı bir husus olmadığı için katılım bankaları da bu tür ürünleri alabilirler. Son 3-4 yıldan beri konu gündemde. Ancak herhangi bir ürün geliştirilmedi. Muhtemelen Hazine ihtiyaç duymuyor. Çünkü bankalardan ve diğer yabancı bankalardan rahatlıkla borçlanabiliyor" diye konuştu. Hazine'nin gerçekten bir açılım ve avantaj görürse o ürünü üretmeyi düşündüğünü dile getiren Kabaca, bu tür ürünlerin Ortadoğu'da ise kullanıldığını hatırlattı. Resmi anlamda katılım bankaları olarak birtakım talepleri Hazine'ye ilettiklerini ifade eden Kabaca, tercihin Hazine'de olduğunun da altını çizdi.
Hedef, 90 şubeye çıkmak
Şu anda 86 şubelerinin olduğunu söyleyen Kabaca, yılsonuna kadar 90 şubeye çıkma hedeflerinin olduğunu belirtti. Kabaca, "Sindirebileceğimiz ölçüde şubeleşmeyi devam ettirmeyi düşünüyoruz. Optimal büyüklüğü hedef alacağız kendimize" diye konuştu. Son dalgalanmanın etkilerinin sabit getirili aktifi olan bankalarda görüldüğünü kaydeden Kabaca, "6 aylıklarda Hazine bonosu, devlet tahvili özkaynaklara yansıdı. Bizde böyle etki olmadı, çünkü sabit getirili aktifimiz yok. Hazine bonosu devlet tahvili olmadığı, üzerimizde faiz riski olmadığı için buradan etki gelmedi. Kur farkından dolayı, etki olabilir. Buralarda genelde kaynaklarımızla kullandırımları birebir karşılamaya çalıştığımız için, açık pozisyon uygulaması olmadığı için zarar olmadı" diye konuştu. Kabaca, hızlı çıkan kurun tekrar hızlı geri geldiğini kaydederek reel sektör üzerine de etkisini hissetmediklerini sözlerine ekledi.
Bireysel talep kesildi
Altı aylık bilançosuna göre bankanın kredi hacminin 1.5 milyar dolar civarında olduğunu söyleyen Kabaca, mayıs-hazirandaki dalgalanmadan sonra özellikle bireysel tarafta talebin kesildiğine dikkat çekti. Kurumsal tarafta talebin devam ettiğine de değinen Kabaca, "KOBİ'ler ve diğer şirketler, üretim tarafında talep devam ediyor. Bütün sektörlerden talep var. Portföyün yüzde 85'i KOBİ. Bunlara da toplam kredilerin yüzde 27-28'i gidiyor. Özel bir paket geliştirmiyoruz ancak, zaten iç içeyiz KOBİ'lerle. 500'e yakın pazarlama elemanımız her gün piyasada. Müşterilere yeni teklifler getiriyorlar, bazı projelere göre çözümler üretiyoruz" dedi.
Aktif toplamlarının yaklaşık 2.5 milyar dolar olduğunu söyleyen Kabaca, gelişim anlamında trendin devam ettiğini, ilk altı aylık dönemde aktiflerinin yüzde 32.4, özkaynakların yüzde 80.3, kaynakların 23.8, nakdi kredilerin 27.2, gayri nakdi kredilerin yüzde 34.9, şube sayısında yüzde 12.5, personel sayısında ise yüzde 12.7 büyüdüklerini sözlerine ekledi. Kabaca, katılım bankaları arasında ikinci sırada, aktif büyüklükte ise seçilmiş bankalar arasında 16., özkaynakta ise 14. sırada olduklarını dile getirdi.
Rating için çalışmalar yapıyoruz
Basel II ile ilgili BDDK'nın yol haritasını yayınladığını hatırlatan Kabaca, kendilerinin de bu yol haritasını takip ettiklerini kaydetti. 2008 başından itibaren Basel II'ye geçileceğine işaret eden Kabaca, "Oralarda nelerin yapılacağı belli. Üst yönetim adımı, piyasa risklerinin ölçülmesi, rating gibi bankacılığı ilgilendiren çalışmalarımız oluyor. Basel II'ye geçişte, alınan ipoteklerin yapısına bağlı olarak sermaye rasyoları biraz aşağı gelebilir. Ancak, fazla etkisi olmaz" dedi.
Kart tarafında büyümek istiyoruz
Ünal Kabaca, toplam kredi kart adedinin 300 bin civarında olduğunu belirterek, kart tarafında da büyümek istediklerini dile getirdi. Kabaca, kartta 6 aylık dönemde yüzde 33 büyüdüklerini de ve trendi devam ettirmek istediklerini vurgulayarak, "POS'da da büyümemiz devam ediyor. 6 aylıkta yüzde 20 civarında POS'larda büyüdük. 25 bin civarında üye işyerimiz var. Organik büyümeyi hedefliyoruz. Şubeler açma, alternatif dağıtım kanallarına yatırım yapmak, teknolojik altyapıyı destekleme, müşteri portföyünü genişletme bunun üzerine dayalı strateji. Türkiye 70 milyonun üzerinde nüfusa sahip dinamik bir ülke. Dolayısıyla bu dinamik ülkenin her geçen gün genç nüfusun bankacılık hizmetlerine olan ilgisi artıyor. Her dönem birileri sisteme entegre oluyor. Potansiyel çok yüksek, dolayısıyla bu potansilden maksimum pay almak istiyoruz" diye konuştu.