2006-10-05 09:24:24 - Hazine'nin yüklü takas ihalesi ve beklentilerin üstünde açıklanan eylül enflasyonu bono faizini yüzde 23,30'a taşıdı. Analistlere göre faizin yüzde 20'nin altına inme olasılığı kalmadı.
Yaz başından bu yana yurtdışı odaklı seyrine, laiklik tartışmalarının alevlenmesiyle siyasi riskleri de ekleyen, eylül ayı enflasyon rakamlarıyla makro ekonomik dengeleri tekrar gündemine alan piyasalarda, Hazine'nin yüklü takas ihalesinin ardından faizin ateşi yükseldi. Hazine'nin önceki günkü yüklü değişim ihalelerinin "seçime hazırlanıyor, ileride faizlerin daha da artacağını düşünüyor" tedirginliğine yol açtığı piyasalarda, yeni gösterge olan 13 Ağustos 2008 vadeli kağıdın faizi işlem bazında yüzde 23,30 ile Aralık 2004'ten bu yana ki en yüksek seviyesini gördü. Bu seviyeden tepki alımlarının geldiği piyasada, söz konusu kağıdın faizi yüzde 23,06'dan işlem gördükten sonra, valörlü işlemlerde, yüzde 22,9'a kadar geriledi.
Açılışla birlikte 1.5250 YTL'ye kadar yükselen doların daha sonra 1.50-1.51 YTL bandında hareket ettiği piyasalarda, enflasyon rakamlarının yarattığı tedirginliğin yanı sıra gelişmekte olan ülke piyasalarındaki huzursuzluğun da etkisi altına giren borsada ise endeks 440 puanlık düşüşle 36.389 seviyesine geriledi. Toplam işlem hacminin 916.5 milyon YTL olduğu borsada hisse senetleri yüzde 1,2 oranında değer kaybetti.
Değişim ihalesi tedirginlik yarattı
Faizlerde dünkü yükselişin temel nedeni olarak, Hazine'nin yüklü değişim ihalelerinin "faizler daha da artacak" tedirginliğine yol açması olarak gösteriliyor. Reuters Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Turkish Yatırım Genel Müdürü Berra Kılıç, faizlerdeki yükselişte, Merkez Bankası'nın ekonomik temelle örtüşmeyen ani ve büyük dalgalanmaların gözlenmesi halinde gecelik faizlerin yüzde 17,5'in üzerinde dalgalanmasına izin vereceğini açıklamasının ve enflasyonun beklenenin üzerinde olmasının etkili olduğunu söyledi. Faizlerdeki yükseliş uzmanlarda ayrıca "Merkez Bankası'nı faiz artırımına mı zorluyorlar" sorusunu gündeme getirmiş durumda.
Borsadaki düşüşü tamamen yurtdışına bağlayan Kılıç, "Borsa bir süredir faiz yerine dış piyasalardan etkileniyor. Dünkü düşüşte Brezilya'nın etkisi var. 37.000-37.500'ün üzerinde tutunmakta zorlanıyor, dolayısıyla çıkamayan borsa düşer mantığı izleniyor. Güç toplayıp akabinde olumlu gelişmelere iyi tepki verebilir" dedi. Faizlerin yüzde 20'nin altına düşme olasılığının kalmadığını ifade eden Kılıç, "Artık faiz ve dövizde dengeler yukarda" dedi.
Ak Yatırım Genel Müdürü Berrin Önder de borsada olmasa da para piyasaları cephesinde yıl sonuna kadar dalgalanmalar yaşanabileceğini söyledi. Reuters Haber Ajansı'na yaptığı açıklamalarda, yıl sonuna kadar hisse senedi piyasasında bir hareket beklemediklerini belirten Önder, dolarda ise dalgalanma yaşanmasını beklediklerini söyledi. Faizin en cazip enstrüman olduğunu ileri süren Önder, enflasyonun beklentilerin üzerinde çıkması ve siyasi arenadaki gerginliği faizlere ve borsaya yansıdığını ileri sürdü.
Faizler neden yükseliyor?
* Cumhurbaşkanlığı seçimi ve laiklik tartışmaları siyasi riskleri artırdı.
* Eylül ayı enflasyon rakamları beklentilerin üzerinde çıktı.
* Ramazanın etkisiyle ekim ayı enflasyonunun da yüksek çıkması bekleniyor.
* Hazine'nin önceki günkü ihalelerde yüklü değişim yapması faizlerin ileride daha da artacağı endişesini doğurdu.