2006-07-29 23:20:17 - 1990'lı yıllardan bu yana popülaritesi gün geçtikçe artan ve yüksek kâr gördüğü her ülkeye elini kolunu sallayarak girip, riskten korkmadan yatırım yapan hedge fonların aktif büyüklüğü 1 trilyon doları aştı. Üstelik yapıları gereği bu büyüklüğün yaratacağı risklere rağmen denetlenemiyorlar.
Dünyada ilk örneği 1949 yılında ABD'de görüldü ama özellikle 1990'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan hemen her finansal krizin arkasında onların ismini duyar olduk. 1992 Avrupa Döviz Kuru Mekanizması (ERM), 1994 uluslararası tahvil piyasalarındaki dalgalanmalar, 1997 Asya ve 1998 Rusya krizlerinin yaşanmasında baş aktörler olarak yer aldılar. Son dönemde Türkiye'de yaşanan finansal dalgalanmada da isimleri yine aynı nedenlerle sıkça dile getirildi. Peki kim bunlar? Bu sorunun cevabını geçen ay yayınladığı raporda, "kuş gribi"nden daha tehlikeli olarak tanımlayan Avrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) alalım. ECB, dünya ekonomik istikrarının karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birisinin, yüksek kâr için piyasadan piyasaya dolaşan, yüksek getiri gördüğü yere hızla girip çıkan "hedge fonlar" olduğunu açıkladı. Her ne kadar "hedge", "riskten korunmak" anlamına gelse de, böyle bir amaç taşımayan bu fonların uyguladığı stratejiler oldukça yüksek risk taşıyor. Dolayısıyla Türkçe'ye "korunma fonu" olarak çevrilse de, bu fonların korunma işlemleri ile bir ilgisinin olduğunu söylemek mümkün değil. Sermaye Piyasası Kurulu'nun da, "Yüksek Riskli Yatırım Fonu" olarak tanımladığı Hedge fonlar, genelde agresif olarak yönetiliyor ve spekülatif fırsatlardan yararlanma amacıyla hareket ediyorlar.
Denetlenemiyorlar
Hedge fonlar, diğer fonların tabi olduğu sınırlamalara tabi olmadan portföyünü oluşturup yönetebildikleri için diğer fonlara göre daha fazla risk üstlenebiliyorlar. Hedge fonlar esnek özellikleri ile daha az denetlenebilme özelliğine sahipler. Bu nedenle başta ABD sermaye piyasası denetim organı SEC olmak üzere Avrupa ve diğer gelişmiş ülke sermaye piyasası düzenleyici kurumları klasik anlamdaki yatırım fonlarına uyguladığı denetleme ve hatta detaylı incelemeleri hedge fonlar için yapamıyor. Hedge fonları klasik fonlardan ayıran diğer bir özellik ise daha az şeffaf olmaları.
1949'da ABD'de doğdu
İlk hedge fon, 1949 yılında Amerika'da Alfred Winslow Jones tarafından kuruldu. Menkul kıymetlere yatırım yapan bu fon, pozisyonlarını riske karşı korumak (hedge) için uzun pozisyonlu bir portföyü, kısa pozisyonlu bir portföyle birleştirdi. 1960'lı yılların ikinci yarısında basında övgü dolu yazıların çıkmasıyla birlikte bu fonların popülerlikleri arttı. Ancak sonraki yıllarda piyasaların düşüşe geçmesi bu fonları bir süreliğine gözden düşürdü. 1980'li yıllardan itibaren global yatırımcıların yeni arayışlara ve yeni yatırım ürünlerine yönelmesiyle "hedge fonlar" yeniden önem kazandı. Özellikle 1990'ların başından itibaren piyasalara göre çok daha yüksek getiri sunmaları bu fonların cazibesini artırdı.
Bugün dünyada hedge fonlar tarafından ne kadar bir varlığın yönetildiği konusunda net rakamlar olmasa da yönettikleri aktiflerin 1 trilyon doları aştığı belirtiliyor. Hedge Fund Reasearch'e göre, 1990 yılında 40 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilen hedge fon varlıkları, 2004 yılı sonu itibariyle 1 trilyon dolara yaklaştı. Sayılarının 10 bini aştığı tahmin edilen hedge fonların dolar bazında ortalama yıllık yüzde 20 oranında büyüdüğü belirtiliyor. Dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes da haziran ayındaki sayısında, hedge fonların 1.4 trilyon portföy büyüklüğüne sahip olduğunu yazdı. Forbes'e göre günümüzde 8 bin hedge fon bulunuyor. Avrupa Merkez Bankası'nın geçen ay yayınladığı "Finansal İstikrar" raporunda ise hedge fonların sayısının 6 bin 900'ü tek yöneticili, 3 bin 600'ü de fon olarak toplam 10 bin 500 hedge fonun olduğu belirtiliyor. Raporda, tek yöneticili fonların 1 trilyon 350 milyar doları, diğerlerinin ise 700 milyar doları yönettiğinin tahmin edildiği vurgulandı.
Sadece Avrupa'daki fonların 2005 yılında 325 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor.
Hedge fonların yüzde 55'i, toplam aktifin ise ortalama 3'te 2'si off-shore. En ünlü off-shore merkezleri ise Cayman Adaları, Virgin Adaları ve Bermuda. En popüler onshore bölgesi de Amerika. Hedge fonların yüzde 34'ü ve aktiflerinin de yüzde 24'ü bu bölgede bulunuyor. Avrupa Birliği ülkeleri de hedge fonların yüzde 9'unu ve aktiflerin de yüzde 11'ini bulunduruyor. Geri kalanı ise Asya'da.
Yüzde 70'i 3 yıl içinde kapanıyor
Hedge fonlar hakkında bilinen en büyük yanılgılardan birisi ise bu fonların düşük riskli ancak yüksek kârlı oldukları. Her ne kadar portföy riskini azaltmak için değişik teknikler kullanılsa da yüksek getiri beklenen bir portföyden bunu risksiz koşulda yapmasını istemenin sağlıklı olmadığı vurgulanıyor. Başka bir ifadeyle bu fonların iyi yönetildiği görülse de riskli yatırımlar olduğunun unutulmaması gerekiyor. Uzmanlar, hedge fonlara ilişkin kullanılan getiri verilerinin sadece bugüne kadar gelen fonlara ait olduğuna dikkat çekerek, bu fonların müşteri kaybetmemek için batan fonlar hakkında istatistiki bilgi vermekten kaçındıklarına dikkat çekiyor. Yani hedge fonların yüzde 70'inin 3 yıl içinde, yüzde 80'inin ilk 5 yıl içinde kapandığı ileri sürülüyor. Örneğin, yönetim kurulunda Nobel ödüllü iki ekonomistin de bulunduğu Long-Term Capital Management, 1998 Rusya krizinin ardından 4.6 milyar dolar kaybetti. Bu zararın finansal sistemi tehdit etmemesi için, ABD Merkez Bankası öncülüğünde Amerikan bankaları, 3.65 milyar dolarlık bir kredi paketiyle fonun ayakta kalmasını sağladı. Long-Term Capital Management, 2000 yılında tasfiye edildi.
Saadet zinciri riski
Hedge fonlar mevzuat yükümlülükleri açısından esnek yapılara sahip oldukları için önemli yolsuzluklar da yaşanıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB) Araştırma ve İstatistik bölümünden Ekin Fıkırkoca, hedge fonları incelediği bir makalesinde, "Şeffaflığın sınırlı olduğu bu alanda, kötü niyetli fon yöneticileri ponzi oyunu olarak tabir edilen saadet zinciri tipi yapılanmalara başvurabilmektedir. Diğer bir deyişle, fona yeni para girişleri eski yatırımcılara getiri olarak sunularak, fon başarılı gösterilebilmektedir" diyor.
Yüksek komisyonlarla çalışıyorlar
Hedge fonlar genelde 1 milyon doların altında parası olan yatırımcıları kabul etmiyorlar. Ancak hedge fonların sayısının artması ile yoğunlaşan rekabet sonucunda yatırımcılardan istedikleri tutarlar da düşmeye başladı. Genel olarak bu fonlar ana paranın yüzde 1'ini komisyon olarak alıyor. Ancak birçok fon anaparadan aldığı komisyonun dışında kazancın yüzde 20'sine kadar varan oranlarda komisyon da alıyor. Örneğin Amerikalı yazar Robert Slater "Soros" adlı kitabında "hedge fonun kralı" diye tanımladığı ünlü spekülatör George Soros'un yönettiği fonun kazançtan yüzde 15 pay aldığını yazıyor. Bundan daha yüksek komisyonlarla çalışan fonlar da mevcut. Örneğin bir grup matematikçinin kurduğu Renaissance Technologies isimle hedge fon, müşterilerinden yüzde 5 komisyon aldığı belirtiliyor. Sözkonusu hedge fonun aynı zamanda müşterinin kazancından da yüzde 50 komisyon aldığı belirtiliyor. Bu kadar yüksek ücretlere rağmen bu fonların çoğunlukla müşterilerine bıraktıkları dolar bazında ortalama getiri ise yüzde 25 civarında.
Yöneticiler kazandırıyor ve kazanıyorlar
Çalışan sayısının ortalama 10 kişi civarında olduğu bu fonların kurulması, çok fazla yatırım gerektirmiyor. Hedge fonun başarısının yüzde 90'ı yöneticisinin becerisine, tecrübesine dayanıyor. Hedge fon yöneticileri kârlılığı sağlamada büyük teşviklere sahipler. Muhafazakar fon yöneticileri ya maaş, ya da çok düşük oranlarda komisyonlar alırken hedge fon yöneticileri gelirden pay aldıkları için yüksek kârlılık sağlamak zorundalar. Amerikalı yazar Robert Slater, bu fonları yönetenlerin Amerika'da en fazla kazanan kişiler olduğunu belirtiyor. Hatta Slater, en çok para kazananlar listesi olan Financial World listesinde yer alan 100 kişiden 46'sının hedge fon yöneticilerinden oluştuğunu ileri sürüyor.Business Week'de yer alan hedge fonların yöneticilerini anlatan bir yazıda ise "Bu kişiler yatırım dünyasının silahşörleridir ve bu kişiler serbest, sorumsuz ve genellikle rakiplerine göre çok daha iyiydiler" tanımlaması yapılıyor.
Dünya için kuş gribinden daha tehlikeli
Avrupa Merkez Bankası (ECB) dünya ekonomik istikrarının karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birisinin, hedge fonlar olduğunu açıkladı. ECB yayımladığı "Finansal İstikrar Raporu"nda hızla büyüyen, çoğunlukla toplu olarak hareket eden ve 1 trilyon doların üzerinde büyüklüğe ulaşan hedge fonların yol açabileceği zararların çaresinin bulunmadığını belirtti. ECB Başkan Yardımcısı Lucas Papademos tarafından açıklanan raporda, önemli bir büyüklükteki bir hedge fonun veya birkaç fonun oluşturduğu bir grubun çökmesinin piyasalarda yaracağı şokun, olası bir kuş gribi salgının oluşturacağı etkiyle aynı kategoride olduğunu söyledi. Finansal İstikrar raporunda ilk kez hedge fonlar için özel bir bölüm ayıran ECB, "sürü psikolojisi"nin hüküm sürdüğü bu fonların, benzer pozisyonlar almasının dünyadaki mali istikrar açısından önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekildi.
Türkiye'nin de hedge fonu olacak
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yurtdışında "Hedge Fund" olarak adlandırılan yüksek riskli yatırım fonlarının Türkiye'de de kuruluşuna imkan sağlamak için mevzuatta gerekli düzenlemeyi yaparak, ilgili tarafların görüşüne sundu. SPK açıklamasında, "Taşımaya başladıkları büyük önem nedeniyle, Avrupa nezdinde bu fonları düzenleme çalışmaları sürdürülüyor. Türkiye'de yatırım yapan yabancı kurumlar arasında çok sayıda Hedge Fund bulunuyor. Ancak Türkiye'de kurulmuş olan ve Türk portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen bu tür fonlar yok. Bu fonların Türkiye'de kurulabilmesine imkan sağlamak üzere yapılan düzenleme çalışmaları son aşamasına geldi" denildi. Konuyla ilgili hazırlanan değişiklik taslağına göre, Hedge Fund karşılığı olarak "Yüksek Riskli Yatırım Fonu" adının kullanılması öngörülüyor. Bu fonlar, katılma belgeleri sadece nitelikli yatırımcılara satılmak üzere kurulmuş olan yatırım fonları şeklinde tanımlanıyor. Taslakla yatırım sınırlamalarının içtüzüklerde serbestçe belirlenmesine olanak tanınması suretiyle "tek bir portföyden oluşan yüksek riskli yatırım fonu" ya da "yüksek riskli yatırım fonların oluşan fon" şeklinde kurulabilmeleri imkanı getiriliyor. Yüksek riskli yatırım fonları, diğer yatırım fonları için geçerli olan iç tüzük sınırlamalarından muaf tutularak, yatırım stratejisi ve limitlerinin fon içtüzüğünde serbestçe belirlenmesi öngörülüyor. Yüksek riskli yatırım fonlarının yalnızca nitelikli yatırımcılara satılması tercih edilerek, fon yatırımcıları için asgari yatırım tutarı ya da maksimum yatırımcı sayısı konusunda sınırlama getirilmiyor.
Hedge fonların kralı Soros
1990'lı yılların başında piyasaların en büyük hedge fonu olan Quantum Fund'un kurucusu, patronu olan ve "para sihirbazı" olarak tanınan George Soros, bu tür fonların "piri" olarak görülüyor. Amerikalı yazar Robert Slater "Soros" adlı kitabında George Soros'u "hedge fonun kralı" diye tanımlıyor. Slater, sözkonusu yazısında Soros'un Amerika'da yılda 1 milyar doların üzerinde para kazanan ilk kişi olduğunu belirtiyor. Tabii Soros, 6 Eylül 1992 yılında İngiltere Merkez Bankası'na karşı oynadığı ve bir günde 1 milyar pound kazandığı dönemden sonra "para sihirbazı" nitelemesini hakketti. Tarihe "kara Çarşamba" olarak geçen bu olay sonrasını Slater şöyle tanımlıyor: "Soros 2 milyar dolara yakın bir kazanç yaratmıştı. 1 milyar doları pounttan ve diğer 1 milyar doları İtalyan Lireti, İsveç Markı ve Tokyo hisse senedi piyasasından gelmişti. Böyle bir başarıda Soros hariç çok az insan bir şişe şampanya açmayı reddederdi. Soros ise diğer insanlardan daha iyi ve daha büyük oynadığını söylüyordu."
Hedge Fon Stratejileri
* Agresif büyüme
* Finansal zorluk içerisindeki hisselere yatırım
* Gelişmekte olan piyasalar
* Gelir amaçlı
* Makro değişikliklere dayanan yatırımlar
* Arbitraj
* Piyasa zamanlaması
* Fırsatçı yatırımlar
* Değişken ve farklı stratejiler
* Açığa satış
* Özel durumlar(Satın almalar ve ele geçirmeler)
Yaptıkları işlemler
* Açığa satış
* Arbitraj
* Riskten korunma işlemleri
* Borç alınan kaynakla yatırım (kaldıraç)
* Tek bir piyasa veya ihraççıda yoğunlaşma
* Vadeli işlem veya opsiyon alım-satımı
* Uluslararası piyasalara yatırım
Hedge fonların temel özellikleri
* Dünyadaki tüm piyasalara yatırım yapabilirler
* Her türlü alım satım stilini benimseyebilirler
* Piyasa ile ilişkisi olmayan getiriler sunmayı amaçlarlar
* Klasik fonlara göre daha az şeffaflar
* Genelde en az 1 milyon dolarla başlayan miktardaki yatırımlarla kurulurlar
* Özellikle varlıklı yatırımcılara yönelik bir yapı içerisinde hazırlanırlar
* Belirli bir süre elde tutma zorunluluğu uygulanır, çoğunlukla bu süre 1 yıldır
* Uzmanlaşmayı ön planda tutarlar, bu nedenle rekabet üstünlükleri olan alanlarda yatırım yapmayı severler
* Performansa dayalı ücretlendirmeye verdikleri ağırlık sayesinde, sektörün en iyi fon yöneticilerini çalıştırırlar
Dünyada önde gelen hegde fon yöneticileri
Alfred Winslow Jones
Bill Fleckenstein
Bruce Kovner
David Gerstenhaber
David Shaw
David Tepper
Doug Kass
Edward Lampert
Edward O. Thorp
Eric Mindich
Estlander & Rönnlund
Glenn Rosewall
George Soros
Jeff Senecal
Jim Cramer
Jim Simons
Joel Greenblatt
Julian Robertson
Kenneth C. Griffin
Michael Steinhardt
Seth Tobias
Stanley Druckenmiller
Stephen Peak
Steven A. Cohen
Dünyada önde gelen hedge fonlar
Andor Capital Management
Angelo, Gordon & Co.
Black River Asset Management
Bridgewater Associates
Citadel Investment Group
Clinton Group
D. E. Shaw
Everest Capital
Farallon
Eclectica Asset Management
Peloton Partners LLP
Pequot Capital Management
Permal
Perry Capital
Prosperity Capital Management
Renaissance Technologies
SAC Capital Advisors
Soros Fund Management
Superfund Group
Tudor Investment Corporation
Vision Investment Management
Kaynak: wikipedia.com
| En çok kazandıran ilk on hedge fon |
|
|
| BP Capital Management |
T.Boone Pickens |
1,5 milyar dolar |
| SAC Capital Advisors |
Stevie Cohen |
1 milyar dolar |
| Renaissance Technologies Corp. |
James Simons |
900 milyon dolar-1 milyar dolar |
| Tudor Investment Corp. |
Paul Tudor Jones |
800milyon dolar-900milyon dolar |
| Cerberus Capital Management |
Stephen Feinberg |
500milyon dolar-600milyon dolar |
| Caxton Associates |
Bruce Kovner |
500milyon dolar-600milyon dolar |
| ESL Investments |
Eddie Lampert |
500milyon dolar-600milyon dolar |
| D.E. Shaw & Co |
David Shaw |
400milyon dolar-500milyon dolar |
| Tontine Partners |
Jeffrey Gendell |
300milyon dolar-500milyon dolar |
| Moore Capital Management |
Louis Bacon |
300milyon dolar-350 milyon dolar |
| Lone Pine Capital |
Stephen Mandel |
300milyon dolar-350 milyon dolar |
| Kaynak:Traders Monthly |
|
|