| Tutsat sistemi yasalaşamadığı için 'Türkiye'nin en mutsuz insanıyım' |
|
2006-07-10 09:08:17 - Tutsat (mortgage) sisteminin bu yasama yılında Meclis'ten geçmemiş olmasından dolayı kendini 'Türkiye'nin en mutsuz insanı' olarak tanımlayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Ama ekim ayında bunu yasalaştıracağız, ve Türkiye yeni bir konut finansman yöntemiyle ev edinmenin kolay olduğu, daha kolay olduğu bir süreci yaşayacaktır" dedi.
Çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Sivas'ta AK Parti İl Teşkilatı'nda basın toplantısı düzenleyen Şener, burada ülke gündemi ve Sivas ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda bir basın mensubunun tutsat sisteminin ne zaman hayata geçirileceği şeklindeki bir sorusu üzerine Şener, şunları söyledi:
"Mortgage yasasının Meclis tatile girmeden önce yasalaşmasını arzu ederdim. Mortgage yasasının bu yasama yılında Meclisten geçmemiş olmasından dolayı Türkiye'nin en mutsuz insanı benim. Son günlerde Meclis gündemi çok yoğunlaştı, bu yoğun gündem içerisinde Meclis Genel Kurulunda görüşülemedi ama genel kurulun gündeminin zaten ilk sıraları arasındaydı. Dolayısıyla geçtiğimiz yasama yılında yasalaşamadan Meclis tatil oldu. Bundan dolayı büyük üzüntü duyuyorum. Çünkü çok önemli bir yasa değişikliği, hükümetimizin yaptığı en önemli düzenlemelerden biridir."
İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi
Bu yasanın, dört başı mamur bir şekilde, Türkiye ihtiyaçlarına cevap verecek bir şekilde yasalaşması için 2 yıldır çaba harcadıklarını, defalarca uluslararası toplantılar yaptıklarını, ilgili sektör temsilcileriyle toplantılar düzenlediklerini, bürokratik sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte değerlendirmeler yaptıklarını ve Türkiye ihtiyaçlarına uygun bir yasal düzenleme ortaya çıkardıklarını anlatan Şener, şöyle devam etti:
"Bakanlar Kurulu'nda tasarı olarak kabul edildi. TBMM'ye gönderildi. Sonra Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önce alt komisyonda uzun uzun çalışıldı. Üst Komisyon, ana komisyon çalışmaları da tamamlandı. Meclisin genel kurul gündemine girdi. Ön sıralara çekildi. Fakat o arada meclis gündemi çok yoğun olduğu için görüşülemeden ekim ayına kaldı. Bundan dolayı belirtiyorum, gerçekten Türkiye'nin en mutsuz insanı benim. Ama Ekim ayında bunu yasalaştıracağız ve Türkiye yeni bir konut finansman yöntemiyle ev edinmenin kolay olduğu, daha kolay olduğu bir süreci yaşayacaktır. Bu hem inşaat sektörümüze katkı sağlayacak, hem Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak, hem de istihdama katkı sağlayacaktır. Çünkü inşaat sektörü Türkiye'de her zaman lokomotif bir sektör olmuştur."
İnşaat yapımında 250'ye yakın malzeme kullanıldığını, inşaatların gelişmesiyle birlikte bu yan sektörlerin de harekete geçeceğini belirten Şener, "Üstelik inşaat sektöründe kullanılan malzemelerin tamamı Türkiye'de üretilir. Dolayısıyla içerideki birtakım fabrikaların harekete geçmesine, üretimlerini artırmasına, istihdam alanlarını genişletmesine yol açan bir sektördür. Onun için ben mortgage'ye büyük önem veriyordum" dedi.
'Tutsat' kiracıyı ev sahibi yapacak
Son birkaç yılda büyük enerji harcadıkları tutsat tasarısının, Ekim ayında mutlaka yasalaştıracaklarını ve bu sistemin bu yıl içerisinde uygulamaya gireceğini vurgulayan Şener, sistemin yasalaşmamasının kiracılar üzerindeki etkisinin ne olacağı yönündeki bir soruyu da şöyle cevapladı:
"Mortgage henüz uygulamaya girmedi. Mortgage uygulamaya girdiği zaman, bir kere şu anda kirada bulunan insanlar, mortgage kredileriyle ev sahibi olma imkanına kavuşacaklar. Dolayısıyla orta, uzun vadede mortgage'nin nasıl piyasayı etkileyeceği analiz edilirse görülür ki bu doğrudan doğruya pek çok kiracımızın ev sahibi olmasını sağlayacaktır. Ve diğerleri açısından da kiralar üzerinde düşürücü bir etki oynamış olacaktır, etkiye sahip olacaktır.
Ama şöyle anlaşılmasın, mortgage sistemi bu yılı veya birkaç yılı düzenleyen bir sistem değil, Mortgage Türkiye'nin geleceğini düzenleyen, uzun vadeli etkileri olan bir sistem. Yıllarca Türkiye'de uygulanacak bir sistem. Bu bir kere finans piyasalarımızı da derinleştirecek bir hadise. Uluslararası analizler şunu göstermiştir. Gelişmiş ekonomilerin sermaye yaratma kabiliyeti vardır. Ama gelişmemiş ekonomilerin sermaye yaratma kabiliyetleri yoktur. Onun için Türkiye ekonomisi büyük bir ekonomi olmaya aday mıdır, değil midir? sorusunu sorarken, Türkiye ekonomisi sermaye yaratma kapasitesine sahip midir? Sorusunu sormamız lazım."
Bir ülkede kadastro çalışmaları tamamlanmadıysa, düzenli yapılaşma ve gayrimenkule dayalı menkul kıymetleştirme yoksa, o ülkenin sermaye yaratmasının da mümkün olmadığını kaydeden Şener, "ABD'deki oluşan sermayenin yarısı gayrimenkul ipoteğine dayalıdır. Türkiye mortgage sistemiyle ve kadastro alanındaki çalışmalarıyla bu dediğim sermayeyi büyütme aşamasına geçmektedir. Sermayeyi büyütecek mekanizmaları kurmaya yönelmiştir. Bu açıdan da bakarsanız Mortgage çok stratejik ve önemli bir çalışmadır" dedi.
Türkiye'nin uluslararası itibarı arttı
Bakan Şener, AK Parti Sivas İl Teşkilatı'nda düzenlediği basın toplantısında, iktidarları döneminde ülkenin uluslararası itibarının arttığını, uluslararası ilişkilerde sağlıklı politikalar ortaya konduğunu söyledi.
Ekonomik göstergelerde de son derece olumlu gelişmelerin yaşandığını ifade eden Şener, tek rakamlı enflasyon döneminin bu iktidarla birlikte ortaya çıktığını belirterek, şunları kaydetti:
"Son dönemlerde enflasyon oranındaki yükselmeyi farklı yorumlamamak lazım. Enflasyon son dönemlerde sadece Türkiye'de değil, dünyanın her tarafında biraz yükselme eğilimi göstermiştir. Tüm dünyanın mücadele verdiği bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Bunun temel nedeni ise petrol ve hammadde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Bildiğiniz gibi 70 doları aşmış bir ham petrol fiyatı, şu ana kadar dünya tarihinde görülmemiş bir rakamı ifade etmektedir."
Ekonomi sağlıklı şekilde yola devam ediyorz
Makro ekonomik göstergelerde de olumlu gelişmeler olduğunu belirterek, faiz oranlarının son birkaç aydaki kıpırdanmasını bu tahlilin dışında bırakan Şener, kamu finans dengelerinin son yıllarda alışılan görüntülerin ötesinde olumlu bir noktaya geldiğini söyledi.
Bütçe açıklarının da Maastrich kriterlerine uygun bir faiz dışı fazla, uygun bir bütçe açığı düzeyine indiğini kaydeden Şener, şöyle devam etti:
"Hükümet uygulamış olduğu politikaları kararlı bir şekilde sürdürmektedir ve ekonomimiz iyi yolda gelişmektedir. Son aylarda Mayıs ayı başından itibaren ortaya çıkan hareketlilik ise global piyasalarda ortaya çıkan değişikliklerin, hareketliliğin bir parçasıdır ve bu süreci sadece Türkiye yaşamamıştır.
Dünyanın tüm gelişmekte olan ülkelerinde bu süreç yaşanmıştır. Bunun da ötesinde gelişmiş ekonomiler de bu süreçten etkilenmişlerdir. Japonya, AB ve ABD gibi ekonomiler de yeni pozisyonlar alma ihtiyacını böylece duymuşlardır. Ama uyguladığımız politikalar neticesinde Türk ekonomisi sağlıklı bir şekilde yoluna devam etmektedir."
Anti-enflasyonist politikalar
Dünyanın her tarafında enflasyonda yaşanan kıpırdanmanın o ülkelerde bazı tedbirlerin alınmasına yol açtığını ifade eden Şener, "Son bir-iki aylık enflasyon rakamlarının beklentilerin üzerinde çıkmış olması bizim enflasyonu aşağıya doğru çekme hedefimizi bozmaz. Biz antienflasyonist bir politika izliyoruz" diye konuştu.
Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Enflasyonu aşağı çekmek için ekonomik politika araçlarımızı ona göre kullanıyoruz, yönlendiriyoruz. Mali disiplinden vazgeçmiyoruz. Mali disiplini hassasiyetle koruyoruz ve netice itibariyle orta ve uzun vadede enflasyondaki düşüş devam edecektir. Nitekim 2008-2009 yüzde 4'lük bir enflasyon, 2007-2013 arasındaki 9 yıllık kalkınma planımızda da enflasyonun yüzde 3 ve altına düşeceğini açıkça ifade ettik. Bu plan ve program hedeflerini koruyacak şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bu da 1970'li yıllardan bugüne kadar enflasyon konusunda Türkiye'nin aldığı en önemli mesafeyi ifade etmektedir."
Sivas Demir-Çelik ile TMSF arasında sadece alacak ilişkisi var
Bir soru üzerine Sivas Demir-Çelik Fabrikası'nın durumu ve bugüne geliş sürecini de anlatan Şener, fabrikayla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasındaki ilişkinin sadece bir alacak ilişkisi olduğunu belirtti. Şener, konuyla ilgili şunları söyledi
"Fabrikayı satın alan işadamlarının TMSF'ye devredilen bir bankaya ait olan borçları nedeniyle, TMSF buradan alacaklı durumdaydı, alacağını tahsil etmek için uğraşıyordu. Konunun üzerinde başka bir yaptırımı da yoktu. Daha sonra bu işadamlarından birinin değişik vesilelerle buradaki hisselerinin büyük bir çoğunluğunu, yüzde 97'si civarında bir miktarını üzerine aldığını biliyoruz. Bu işadamının sonra kurduğu başka bağlantılarla bu fabrikanın çalışmaya başladığını biliyoruz. TMSF ise alacağını tahsil için sürekli konuyu takip etmekte iken, Bursa'da bir mahkemenin vermiş olduğu bir karara istinaden şimdi TMSF tarafından Fabrika'ya kayyum ataması yapılmak suretiyle idare edilecektir.
Dolayısıyla buradaki hassasiyetimiz fabrikanın işler halde olmasıdır. Bunu TMSF yapacağı atamalarla sağlayacaktır diye düşünüyorum. Geldiğimiz nokta itibariyle Sivas Demir-Çelik Sivas'tadır ve bu kayyumlar vasıtasıyla yönetilecektir ve işlemeye devam edecektir."
Şener, toplantının ardından karayoluyla Ankara'ya hareket etti.
|
|
Tarih: 10.07.2006 Saat: 09:08 Gönderen: webmaster |
|
|
|
|
Bu haber 14741 defa okundu. |
|
|
|
| | LES-YÖS-Bankacılık Şekil Yeteneği Sayısal İlişki Tacettin Kandemir |
| | | Kan Uykusu 2/ Dvd'li Serdar Akinan |
| |
|
|
|
|
| |
|
|
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|
|
|
|
|