Risk arttı, bankalar 100 milyon dolarlık riski bile paylaşıyor
Tarih: 13.04.2008 Saat: 23:06
Konu: Bankacılık


Global piyasalardaki bozulmaya bağlı olarak risklerde yaşanan artış, bankaları kurumsal kredilerde işbirliğine sevketti. Bir zamanlar büyük projeleri tek başına finanse eden bankalar artık 100 milyon doları bile paylaşıyorlar.



Global dalgalanmanın, yurtiçi siyasi istikrarsızlıkla birleştiği ve belirsizliklerin arttığı 2008 yılında, Türkiye'de bankaların özel sektöre kredi desteği sürüyor. Ancak bankalar arasındaki işbirliği de bu riskler nedeniyle artıyor. Bir zamanlar büyük projeleri tek başına finanse eden bankalar risklerdeki artış nedeniyle günümüzde 100 milyon dolar büyüklüğündeki projelerin finansmanını ortaklaşa gerçekleştiriyor.

Kurumsalda ciddi değişim

Türk bankacılık sektöründe özel sektöre verilen kredilerde başı çeken Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, kurumsal kredilerde çok ciddi bir değişim yaşandığını söyledi. Risk algılaması dolayısıyla belli bir rakamın üzerindeki projeleri bankaların artık tek başlarına değil diğer bankalarla birlikte ortaklaşa finanse ettiklerini belirten Eroğlu, "Artık, 100 milyon doları bile paylaşıyoruz" dedi. TSKB'nin proje finansmanı ve özel sektör yatırımları için kredi veren bir banka olduğunu hatırlatan Eroğlu, 2008'de kredileri fonlamada bir sıkıntı yaşanmayacağını kaydetti. TSKB'nin iki tür finansman kaynağının olduğunu belirten Eroğlu, "Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası gibi kuruluşlardan sağladığımız krediler dünyadaki gelişmelerden etkilenmiyor. 2008'de bu kanaldan 500-600 milyon dolar civarında bir kaynağı temin etmeyi planlıyoruz" dedi. TSKB'nin ayrıca mevduat toplamadığı için uluslararası finans çevrelerinden kısa vadeli fonlar temin ettiğini vurgulayan Eroğlu, bu yıl bu şekilde sağlanan kaynakta da herhangi bir sıkıntı olmayacağını ancak bir miktar maliyet artışı yaşanacağını söyledi.

 

800 milyon $ kredi

TSKB, bu yıl da enerji, lojistik ve ulaştırma sektörleri ağırlıklı olmak üzere toplam 800 milyon dolarlık bir kredi plase etmeyi planlıyor. TSKB ayrıca İş Bankası, Yapı Kredi, Akbank, Garanti Bankası ve Finansbank ile ortak olarak 2008'de toplam büyüklüğü yaklaşık 3 milyar dolar olan alt yapı projelerini finanse etmeye hazırlanıyor. Ağırlıklı olarak enerji, turizm, çimento ve demir-çelik sektörlerindeki yatırımların 2-2.5 milyar dolarlık kısmının bu yıl finanse edilmesi bekleniyor. TSKB'nin de bu finansmandaki payının yüzde 30-35 civarında olması planlanıyor.

2008'in ilk çeyreğinde görüşmesi süren projelerin büyüklüğünün 850 milyon dolar, söz konusu projelerin finansmanın da 700 milyon dolar olduğu kaydediliyor. Bu finansmanda TSKB'nin payı yaklaşık yüzde 35 düzeyinde bulunuyor. 2006-2007 döneminde de 2007 yılı ağırlıklı olmak üzere TSKB, diğer bankalarla birlikte yaklaşık 1.3 milyar ABD Doları büyüklüğe sahip projelere 900 milyar dolar kaynak sağladı. TSKB'nin, toplam aktifleri için de kredilerin payı ise 2007 sonu itibarı ile yüzde 57 civarında.

Enerjiye kredi artıyor

TSKB'nin sektörlere yönelik kredi dağılımı incelendiğinde, dengeli bir dağılım olmakla birlikte son yıllarda enerji sektörüne verilen kredilerin göreceli ağırlığı artıyor. Halil Eroğlu'na göre, Türkiye'nin büyümüye devam etmesi, yeterli enerjisinin, yeterli ulaştırma ve lojistiğinin olmasına bağlı. Son 4 yılda enerji sektörünün finansmanı için büyük çaba sarf ettiklerini, yoğun olarak çevre ile uyumlu, yenilenebilir enerji projelerini finanse ettiklerini belirten Eroğlu, "Şu ana kadar 43 tane hidroelektrik santralı projesinin finansmanını gerçekleştirdik. İki tane rüzgar, iki tane de jeotermal santral için finansman sağladık. Bunların toplam büyüklüğü ise 1500 mgwhatt. 9 tane de şehirlerde doğalgaz dağıtım projesi finanse ettik" diye konuştu.

2007'de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir kredi veren TSKB'nin, kredilerindeki bu yılki yüzde 20 azalışın gerekçesini ise Eroğlu şu şekilde açıkladı: "2007 yılında satın alma ve birleşmeler daha canlıydı. TSKB olarak bu alanlarda daha çok yer aldık. Ancak, bu yıl bu alanlardaki faaliyetlerin daha az olacağını düşünüyorum. Ayrıca, siyasi sorunlar ve global dalgalanma söz konusu." 

Verdikleri bütün kredilerin dolar bazında olduğunu belirten Eroğlu, "Dolar kuru geçen yıl 1.40 YTL'den 1.15-1.16 YTL'ye geldiği için TL bazında yeterli büyümedik. Aktifin içinde bir önceki yıla göre kredilerin payı küçüldü gözüküyor. Ancak, kur artışı olduğu için bu yıl kredilerin, toplam aktifler içindeki payı yüzde 60'ın üzerine çıkabilir" dedi.

 

2008'de finansal piyasalar ve ekonomi

* ABD'de yaşananlar resesyon ve sürekli durgunluğa yol açmaz, dönemsel sıkıntı ile atlatılır. Yılın 2. yarısından itibaren biter.

* Bono faizlerindeki yükseliş sürekli olmaz ve Türk bankacılık sektörü üzerinde büyük tahribat yaratmaz.

* Siyasi istikrar konusunda ve uluslararası piyasalarda öngörülmeyen durumlar olmazsa yılın ikinci yarısında faizler, yeniden enflasyonla orantılı seviyelere döner. 

* Döviz piyasasında dalgalanma artar. Ancak, dolarda soluksuz yukarı yönlü bir hareket olmaz.

* Uluslararası piyasalardaki dalgalanma, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş büyümeyi olumsuz etkiler. Bu yıl Türkiye'nin büyüme hızı, 2007 yılının altında kalır.

 







Bu haberin geldigi yer: Bankaciyiz Biz
http://www.bankaciyiz.biz

Bu haber için adres:
http://www.bankaciyiz.biz/article5317.html