
Hisse senedinden uzak durun, bono-tahvile ağırlık verin
Tarih: 24.03.2008 Saat: 12:47 Konu: Finans
Yurtdışına bağlı olarak dalga boyunun arttığı piyasalarda hisse senedinden uzuk durulmasını öneren uzmanlara göre, portföylerde bono gibi sabit getirili enstrümanlara yer verilmeli.
ABD ekonomisiyle ilgili resesyon beklentilerinin etkisiyle global piyasalardaki dalgalı seyir sürüyor. Türkiye'de de yurtdışındaki gelişmelere bağlı hareket eden finansal piyasalarda AK Parti'ye açılan kapatma davası da tansiyonun yükselmesinde ayrı bir etken oldu. Piyasalardaki dalgalanmalardan oldukça rahatsız olan yatırımcılar ise tasarruflarına yeni adresler arıyor. Referans'ın risk iştahının azaldığı ve yatırımcıların güvenli limanlar aradığı bu ortamda yaptığı araştırmaya katılan uzmanlar yatırımcılara "hisse senedinden uzak durun" uyarısında bulundu. Uzmanlara göre bu süreçte portföylerde asıl ağırlığı bono ve tahvil gibi sabit getirili enstrümanlar almalı. Portföyde yüzde 23 oranında dövize de yer veren uzmanlar, yüzde 67 ağırlıkla bono tahvil önerdiler.Dövizde euro-dolar seçiminin dengeli olması tavsiye ediliyor. Yükselen emtia fiyatlarına bağlı olarak hızlanacak enflasyon ile subprime mortgage krizine dayalı zararların tahminlerin üzerinde gelmesinin piyasalar üzerindeki en önemli risk unsurları olduğunu belirten Ak Portföy Genel Müdür Cem Yalçınkaya, yatırımcılara portföylerinde yüzde 70 bono, yüzde 30 civarında da döviz bulundurmalarını önerdi. Faizin yüzde 18-18,5'in alım için uygun seviyeler olduğunu ifade eden Yalçınkaya, yatırımcıların döviz portföylerinde yen, euro ve doları eşit dağıtmalarını, yen alamamaları durumunda ise euro ve doları yüzde 50-50 dağıtmalarını tavsiye etti. Yatırımcılara, bu dönemde hisse senetlerinden uzak durmalarını öneren Cem Yalçınkaya, bunun nedenlerini şöyle sıraladı: "İMKB'de yüzde 70 oranında yabancı payı var. Oralarda bir şeylerin derinleşmesi zor. Mart ayında olmamız sıkıntıyı biraz artıyor. Çünkü hedge fonlardan çıkışlar genelde 3 aylık bazlarda oluyor. Önümüzdeki dönemde hedge fonlardan çıkışlar olabilir. Bu da piyasalara satış getirebilir. Ağırlıklı olarak yabancıların büyük oyuncu olduğu bir piyasa. Dolayısıyla bir likidite ihtiyacı doğması durumunda likiditeyi sağlamak için satışlar gelebilir. Düşüncemin altındaki neden budur. Yoksa şirketlerimizin şu anda çok değerli oldukları ile ilgili değildir." Son dönemde yükselen altın fiyatlarına da değinen Yalçınkaya, ilk altın fonunu çıkaran kurum olduklarını belirterek, altın fiyatlarında yükselişin sürmesini beklediğini ve yatırımcılara altın fonunu da önerdiğini sözlerine ekledi. Bono ve fonlara ağırlık verinKüresel ortamda risk iştahının azaldığını belirten Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Didem Gordon ise yatırımcıların oluşturacakları portföylerde hisse senedinin ağırlığının bir miktar azaltılabileceğine dikkat çekti. Dalgalanmalardan rahatsız olan yatırımcıların portföylerinde ağırlıklı olarak volatilitesi az olan ürünlere yer vermesi gerektiğini belirten Gordon, "Orta vadeli bir portföyde kısa, orta vadeli bonolar, likit fonlar, B tipi değişken fonlar yatırımcılar için ideal" dedi. Gordon, portföylerinde döviz bulunduran yatırımcılara doların yanısıra euro da bulundurarak riski dağıtmalarını tavsiye etti. Altı ay çok önemliABD'de Merkez Bankası'nın faiz indirimleri, piyasalara 200 milyar dolar para enjekte edilmesi gibi önlemlerinin yanında hükümetin ekonominin küçülmemesi için aldığı önlemlerin ve iş dünyasının destek hareketlerinin olduğunu hatırlatan Gordon, "Krizin derinleşmemesi için bu çabaların önümüzdeki 3-4 ay artarak devam edeceğini düşünüyorum" dedi. Türkiye'de önümüzdeki 6 aylık dönemin çok önemli bir dönem olduğunu belirten Gordon mali disiplin ve reformlarda ne kadar kararlı bir yaklaşım sağlanırsa 2008 yılının ekonomi ve piyasalar için daha iyi bir yıl olma potansiyelinin artacağını kaydetti. Gordon'a göre, AK Parti'yi kapatma davası ve siyasi gerginlikten daha çok global etkiler Türkiye piyasalarını daha ağırlıklı olarak etkileyecek. Gordon, reformların devam etmesi, Avrupa Birliği (AB) ve IMF ilişkilerinde adımlar atılmasının Türkiye'nin risk primini azaltabileceğini vurguladı. Orta ve uzun vadade borsanın potansiyelinin de çok yüksek olduğunu belirten Gordon, "2009'da hem Türkiye hem de dünyadaki büyüme beklentileri 2008'den daha iyi olacak. Borsa, yılın ikinci yarısında 2009'a yönelik olumlu beklentileri satın almaya başlayabilir" diye konuştu. Gordon, "Borsada yabancı payının 2008 yılı sonunda yüzde 65-70 civarında olması olasılık dahilinde" dedi. Gür Çağdaş/Garanti Portföy Genel Müdürü Kısa vadeli enstrümanlarda kalın Yatırım kararlarında süre çok önemli. Eğer yatırımcı 1 yıl gibi belli bir vadeyi göz önüne alabiliyorsa bu anlamda bir çok fırsat doğabilir. 40.000 puanın altındaki bir endekste yapılan bir portföy orta vadede mutlaka para kazandıracaktır. Bono gibi sabit getirili enstrümanlara baktığımız zaman buralarda biraz daha kısa vadeli kağıtlarda olmakta fayda var. Dolayısıyla daha kısa vadeli enstrümanlarda durmak faydalı olacaktır. Yatırımcılara portföylerinde, yüzde 60 oranında kısa vadeli bono, yüzde 30 civarında döviz (dolar/euro sepeti), yüzde 10 civarında hisse senedi önermek isterim. Ama benim Türkiye Kurumsal yatırımcı Yöneticileri Derneği Başkanı olarak yatırımcılara önerim, özellikle bu gibi dalgalanmanın yüksek olduğu dönemdlerde, yatırımcıların kendi kendine değil de yatırım fonu alarak uzmanlar vasıtasıyla yatırımlarını yapması. Alp Keler/Fortis Portföy Genel MüdürüYatırımcılar muhafazakar davranmalıYatırımcılara şu süreçte çok fazla risk almamalarını tavsiye ediyoruz. Kısa vadede çok yüksek getiri sağlayabilecek bir atmosfer olduğunu düşünmüyorum. Ortalığın biraz daha durulması gerektiğine inanıyorum. O yüzden yatırımcılara muhafazakar davranmalarını öneriyorum. Bu süreçte özellikle hisse senedi yatırımlarında acele edilmemesi taraftarıyım. Dolayısıyla Türk Lirası cinsi yatırımlar ön planda olabilir. Fakat burada kısa vade önemli. Biraz daha likitte olup, gelişmelere göre pozisyon almak daha doğru. Risk iştahı yüksek olan yatırımcıların portföylerinde yüzde 15 hisse senedi, yüzde 85'inin de bono gibi sabit getirili yatırımları bulundurmalarını öneriyorum. Bu risk olan yatırımcılara önerdiği portföy. Döviz önermiyorum. Risk iştahı düşük olan yatırımcıya ise yüzde 100 sabit getirili yatırım öneriyorum. Burada da vadeyi maksimum 6 ay tutmalarını öneriyorum. Metin Ayışık/A Yatırım Genel Müdürü Risk alan için fırsat çokPara ve sermaye piyasaları dip seviyelere çok yaklaştı. Yani dalgalanmada en kötü günleri gördük. Dalga boyu giderek azalacaktır, yani tersine bir dönüş başladı diyebiliriz. Dolayısıyla yatırımcılar felaket senaryolarına çok fazla kapılmamalı. Borsada 38.000-35.000 aralığı önemli destek, 43.000-45.000 aralığı ise önemli direnç seviyeler. Bu bantlarda sekin olunmalı. Dolarda ise parite hareketi izlenmeli ama 1.26 YTL'nin üstü, 1.22 YTL'nin de altı zor gözüküyor. Dolar da sonuçta euro karşısında görebileceği en kötü günleri gördü. Yani parası olan ve risk alabilen yatırımcılar için bu piyasalarda fırsat var. Benim önerim yatırımcılara ağırlıklı olarak Türk lirası enstrümanlara yönelmeleri. Gündüz Fındıkçıoğlu/TSKB Başiktisatçısı ve Araştırma Müdürü 3 ay hisse senedinden uzak durunBu işi profesyonelce yapmayan bireysel yatırımcılar en azından önümüzdeki üç ay için borsadan uzak durmalılar. Ama uzun vadeli düşünenler pozisyon alabilirler. Örneğin, en az bir yıl vadeli bakanlar endeks bir miktar daha geriledikten sonra hisse senedi alabilir. Vadeyi iki yıla çıkaran yatırımcılar içinse endeks ağırlığı yüksek hisse senetleri çok uygun. Ama ben yatırımcılara genel olarak uzun vadeli devlet kağıdı öneriyorum. Bunun dışında portföylerine yüzde 25 oranında dolar da ekleyebilirler.
|
|