Yapı Kredi Bankası ile yüzde 50 ortak olan İtalyan UniCredit Grubu'nun CEO'su Alessandro Profumo, Koç ailesiyle altı yıllık ortaklıklarından çok memnun olduklarını söyledi. UniCredit CEO''su Alessandro Profumo, NTV'de yayınlanan "Dünyayı Yönetenler" programında İpek Cem'in sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin AB'ye katılmasını Avrupalı bir işadamı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna Profumo, "Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini kuvvetli bir biçimde destekliyorum. Bu konuda konuştuğum çeşitli seviyelerden insanlara bunu söylüyorum. Ama bence yine de bu uzun bir süreç olacak hala dikkate alınması gereken birçok görüş var. Almanya ve Fransa'nın görüşleri dikkate alınmalı. Tabii bir de Avusturya var ama onun siyasi etkisi daha az. Ama bence Türkiye'de insanlar bu üyelik sürecinin daha da uzayabileceğinin, bütün kurumların uyumunun sağlanması ve Avrupa dünyasına katılmaya hazır olunması gerektiğinin farkında olmalı" yanıtını verdi.
Hazırlıkların tamamlanması ve uyumun Türkiye'nin AB üyeliği için altyapı oluşturacağını belirten Profumo, "Burada yetkili birimlerden, yargı sisteminden ve birçok farklı şeyden söz ediyoruz. Bu sürecin de ülkenin çekiciliğini arttıracağı kesin. Sürecin ne zaman sona ereceğini bilmiyorum ama bu bakış açısının sürekli açık tutulması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'de bu süreç tamamlandığında, ülkenin AB müktesebatına uyum sağlamış olması önemli bir artı puan olacak" dedi.
Türkiye ekonomik açıdan iyi bir performans sergiliyor
Koç ailesiyle altı yıllık ortaklıklarından memnun olduklarını belirten Profumo "Altı yıla baktığımızda çok başarılı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim. Bunun birçok farklı nedeni var: İlk neden, girdiğimiz ülke. İyi bir büyüme sürecinde olan ve ekonomik politikanın gerçekten iyi olduğu bir ülkeye girdik dedi. Faiz ve enflasyonda düşüşü anımsatan Profumo, "Yani Türkiye ekonomik açıdan iyi bir performans sergiliyor. Türkiye, ayrıca, genç bir ülke. Diğer ülkelerden tamamen farklı bir ülke ve daha genç bir nüfus yapısına sahip. Üstelik büyük bir ülke. Yani ilk olumlu unsur, ülke. İkinci olumlu unsur, marka. Koç Grubu çok iyi idare edilen bir grup; piyasa odaklı bir aile şirketi. Koç Grubuyla kurduğumuz ortaklık bize ülkede başarılı bir yatırım yapma ve Yapı Kredi'yi satın alma imkanı tanıdı" dedi. Organik büyümeye odaklandıklarını yeni şubeler açtıklarını, 650'den fazla şubeleri bulunduğunu kaydeden Profumo, "Türkiye'de bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğumuzu söyleyebilirim" diye konuştu. Bir soru üzerine Alessandro Profumo Yapı Kredi Bankasıíndaki yüzde 50 ortaklığın çok başarılı bir yapı olduğu için değiştirilmeyeceğini bildirdi. Türkiye'yi yabancı yatırım çekmesi açısından nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya ise Alessandro Profumo, "Oldukça iyi bir pazar diyebilirim. Hükümetler bu konuda kaliteli işlere imza atıyor. Bu yüzden Türkiye gerçekten iyi bir yerde" yanıtını verdi.
Türkiye'nin AB üyeliğine en fazla olumlu düşünce İtalya'dan
İtalya'nın Türkiye'nin AB üyeliği için kültür farkını nasıl gördüğü yolundaki bir soruyu yanıtlayan UniCredit CEO'su Alessandro Profumo, "İtalya Katolik kültürünün çok derin köklere sahip olduğu bir ülke olarak görülebilir ama burası Türkiye üyeliğine dair en fazla olumlu düşüncenin var olduğu bir ülke. Hükümetimiz bu konuda hep destekleyici olmuştur. Bence farklılıklar bir değerdir; bu bizim grubumuzun da temel değerlerinden biridir. Bu yüzden ben bu yolda İtalya'da veya başka bir ülkede çok büyük bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum" dedi.
Profumo, Yunanistan'a girmek için herhangi bir stratejilerinin olmadığını da belirterek; "Yunanistan'da az sayıda banka var ve bunlar çok iyi işliyor. Bunun sonucu olarak da nispeten daha pahalılar. Bu yüzden bugün artık bulunduğumuz yerler üzerine odaklanmayı ve organik olarak büyümeyi tercih ediyoruz." diye konuştu.
Mortgage krizi karşısında güçlü bir grubuz
UniCredit CEO'su Profumo, içinde bulunduğumuz piyasa koşulları nedeniyle dünya piyasalarında biraz yavaşlama olduğunu fakat, Avrupa'nın ekonomi performansının iyi olduğunu da belirtti. Mortgage krizi karşısında Grup olarak güçlü olduklarını ifade eden Profumo; "Bu alanda 354 milyon Euro gibi küçük bir kredi riskimiz var. Bununla ilgili asıl sorun, mortgage krizinin, daha büyük bir olayın, yani likiditenin azalmasının tetikleyicisi olması. Bu yüzden bugün bütün bankacılık sektörü için bir maliyet yükselişi söz konusu. Bu, müşterilerimiz için bir sorun yaratabilir. Ama Orta Avrupa ve bu arada Doğu Avrupa'da çok iyi bir büyüme hızının yaşandığı görülüyor. Faiz oranlarındaki artış hızı, reel ekonominin büyümesini bir miktar azaltır. Bunun da bankacılık sektörü üzerindeki etkisi nispeten az olur" diye konuştu